Kehanetler varmı? -020- Gelecek olan peygamber

 

020- Tesniye 18:15, 17-19: Gelecek olan peygamber
Matta 21:11, Yuhanna 
-50, Elçilerin İşleri 3:19-23
    

 

   Tesniye  Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak.Onu dinleyin.
   Tesniye 
 RAB bana, 'Söyledikleri doğrudur' dedi.
   Tesniye 
 'Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.
   Tesniye 
 Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni Ben cezalandıracağım.
 

 


   Matta  Kalabalıklar, «Bu, Celile'nin Nasıra kentinden İsa peygamber» diyordu. 
   Yuhanna 
 Filipus, Natanyel'i bularak ona, «Musa'nın Kutsal Yasa'da hakkında yazdığı, peygamberlerin de sözünü ettiği kişiyi, Yusuf'un oğlu Nasıralı İsa'yı bulduk» dedi.
   Yuhanna 
 Halk, İsa'nın yaptığı mucizeyi görünce, «Gerçekten dünyaya gelecek olan peygamber budur» dedi.
   Yuhanna 
 Çünkü ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Baba'nın kendisi ne söylemem ve ne konuşmam gerektiğini bana buyurdu.
   Yuhanna 
 O'nun buyruğunun sonsuz yaşam olduğunu biliyorum. Bunun için ne söylüyorsam, Baba'nın bana söylediği gibi söylüyorum.»
   Elçilerin İşleri 
>20 Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenmiş olan Mesih'i, yani İsa'yı göndersin.
   Elçilerin İşleri 
 Tanrı'nın eski çağlardan beri kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, her şeyin yeniden düzenleneceği zamana dek İsa'nın gökte kalması gerekiyor.
   Elçilerin İşleri 
 Musa şöyle demişti: `Tanrınız olan Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. O'nun size söyleyeceği her sözü dinleyin.
   Elçilerin İşleri 
 O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrı'nın halkından koparılıp yok edilecektir.'

 

----------------------------------------------------------

 

kutsalkitaplar.net olarak cevabımız:   İşte bizce bu örnek Kitabı Mukaddes denilen yazmalarda geçen gelecek bir kişiye ait bir bildiri veya kehanet diyebileceğimiz yegane örneklerden biridir. Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında tartışma konusu olmuş ve olmayada devam etmektedir. Müslümanlara göre Musa tarafından bahsedilen Hz. Muhammed, Hıristiyanlara göre ise İsa'dır. Bizimde bu konuda burada bahsedilenin Hz. Muhammed olduğu üzerine daha önce yazmış olduğumuz bir makalemiz olmuşsada, daha sonra bu delilin, Kuran'da adı geçen ilahi kitapların ellerinde olduğunu savunanlar tarafından bize sunulması gerektiği düşüncesinden hareketle yayından kaldırmış bulunmaktayız.

 

   Bu makalede olan cevabımızı sınırlı tutup burada bahsedilenin İsa olamayacağını ortaya koyalım.

 

Öncelikle gelecek olan kişinin bir peygamber olduğu belirtildiğinden, peygamber kelimesinin ne anlama geldiğine bakalım.

 

kaynak: http://www.tdk.org.tr/

 

peygamber 
isim, din b. (***) Farsça pey¦¥m-ber 
İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, elçi, resul, nebi. 

görüldüğü gibi peygamber Tanrının buyruklarını bildiren bir elçi olmaktadır, kısaca Hıristiyan kardeşlerimizin belirttiği gibi Tanrının kendisi veya Tanrının oğlu değildir, ayrıca kurban anlamınada gelmemektedir. Elimizde bulunan bize İncil olduğu savunulan bu yazmalara göre İsa öğretilerini bir peygamber olarak yapmıştır ve bir çok insanda onu bir peygamber olarak bilmektedir, fakat daha sonra kendisine verilen Tanrının oğlu gibi ünvanların sonunda Tanrının kendisi olduğu üzerine olan iddia mevkinede oturmuştur. Buradaki kehanetin İsa'yı belirttiği savunulmaktaysa İsa'nın öncelikle peygamber seviyesine çekilmesi gerekmektedir.

 

   Aslında Musa'nın bu sözleri bahsettiği kişinin İsa olamayacağı örnekleriyle doludur, ne demektedir Musa,

 

Tesniye  Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. ...

 

a- aranızdan, kendi kardeşlerinizden

 

b- benim gibi bir peygamber

 

öncelikle '' aranızdan, kendi kardeşlerinizden  ''denirken ne söylenmek istendiğine bakalım. Burada hatırlamamız gereken Musa'nın İsrailoğullarına hitap ettiğidir. İsrailoğullarıda bir ulusun adıdır. Bu ulusta bir uzay gemisi ile bir başka gezegenden dünyamıza gelmemiştir, kısaca Adem ve Hava'dan oluşan bir millettir. Özellikle Musa'nın bu hitabını neden bir ulus seviyesinde almamız gerektiği üzerine açıklama yaparsak, şayet Musa, israiloğullarına kardeş bir başka ulustan bahsetmiyorsa cümleyi şöylesine kurabilirdi, '' aranızdan,  benim gibi bir peygamber  '' burada da hitap etmiş olduğu toplum israiloğulları olacaktı, fakat cümlenin böylesine kurulması ise bizim cümleden israiloğullarına kardeş bir ulus aramamıza mani olacaktı, kısaca çıkacak olan peygamber Musa'yı dinleyen insanların arasından veya soyundan çıkması gerekecekti. Fakat Musa sözünü kardeşlerinizden diyerek bir başka boyuta taşımıştır. Bu boyutta israiloğullarına kardeş bir boyuttan çıkacak bir peygamberi işaret etmektedir.

 

   Şimdi İsrailoğullarına kardeş milletin kimler olabileceğine bakalım.

 

Yar.25: 19 İbrahim'in oğlu İshak'ın öyküsü:

 

Yar.25: 20 İshak Aramlı Lavan'ın kızkardeşi, Paddan-Aramlı Betuel'in
kızı Rebeka'yla evlendiğinde kırk yaşındaydı.

 

Yar.25: 21 İshak karısı için RAB'be yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB
İshak'ın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.

 

Yar.25: 22 Çocuklar karnında itişiyordu. Rebeka, "Nedir bu başıma
gelen?" diyerek RAB'be danışmaya gitti.

 

Yar.25: 23 RAB onu şöyle yanıtladı:
"Rahminde iki ulus var,
Senden iki ayrı halk doğacak,
Biri öbüründen güçlü olacak,
Büyüğü küçüğüne hizmet edecek."

 

Yar.25: 24 Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğulları oldu.

 

Yar.25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi
andırıyordu. Adını Esav*fo* koydular.
D Not 25:25 "Esav": "Tüylü" anlamına gelir.

 

Yar.25: 26 Sonra kardeşi doğdu. Eliyle Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu
yüzden İshak ona Yakup*fö* adını verdi. Rebeka doğum yaptığında
İshak altmış yaşındaydı.
D Not 25:26 "Yakup": "Topuk tutar" ya da "Hileci" anlamına gelir.

 

   Tevrat'ta olduğu iddia edilen eski antlaşma olarakta bilinin Kitabı Mukaddesin bu sayfasına baktığımızda, İbrahim'in iki oğlundan biri olan İshak'ın ikiz çocuk sahibi olduğunu okumaktayız.  Bu ikiz çocukların ilkine Esav, ikincisinede ilginçtir, "Topuk tutar" ya da "Hileci" yada günümüz Türkçe'siyle üçkağıtcı anlamına gelen Yakup ismi verilmiş. O dönemden günümüze gelen ilk oğulluk hakkı vardır, Yakup ise ikinci doğduğu için doğum itibariyle bu haktan mahrumdur, kardeşine üstün olabilmesi içinde bu hakkı ondan alması gerekmektedir ve,

 

Yar.25: 29 Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve
bitkindi.

 

Yar.25: 30 Yakup'a, "Lütfen şu kızıl çorbadan biraz ver de içeyim. Aç
ve bitkinim" dedi. Bu nedenle ona 
Edom*fp* adı da verildi.
D Not 25:30 "
Edom": "Kızıl" anlamına gelir.

 

Yar.25: 31 Yakup, "Önce sen ilk oğulluk hakkını bana ver" diye
karşılık verdi.

 

Yar.25: 32 Esav, "Baksana, açlıktan ölmek üzereyim" dedi, "İlk oğulluk
hakkının bana ne yararı var?"

 

Yar.25: 33 Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek ilk oğulluk
hakkını Yakup'a sattı.

 

Yakup bir tas çorba karşılığı bu hakkı kardeşi Esav'dan almıştır. Daha sonra İsrailoğulları olarak anılmaya neden olan olay ise şöyle gelişir,

 

Yar.32: 1 Yakup yoluna devam ederken, Tanrı'nın melekleriyle karşılaştı.

 

Yar.32: 25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin
başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.

 

Yar.32: 26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi.
Yakup, "
Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıtladı.

 

Yar.32: 27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."

 

Yar.32: 28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail*fm* denecek" dedi,
"Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."
D Not 32:28 "İsrail": "Tanrı'yla güreşir" anlamına gelir.

 

o günden sonra Yakup artık İsrail'dir. Yakup'un ismi artık israil olduğundan dolayı, iki karısı ve iki karısınında kendisine vermiş olduğu birer cariyeden kısaca dört karısından doğan oniki oğul önce İsrail'in oniki oymağı ve israiloğulları olarak anılır. Kısaca Yakup israildir ve onun çocuklarıda bundan dolayı onun oğulları olduğu anlamına gelen israiloğulları olarak anılagelmiştir. Musa'nın israiloğullarına hitabında dolayısı ile israil'e yaptığı hitapta gelecek olan peygamberin İsrail'e yani Yakup'a kardeş olması gerekmektedir. Bu anlamda baktığımızda Yakup'un ikiz kardeşi Esav vardır belirtilmek istenen o olabilir, denilebilir. Bu aşamada Esav ve soyu için böylesi bir tesbitte bulunabilirmiyiz dersek,

 

Ova.1: 18 Yakup soyu ateş, Yusuf soyu alev, Esav soyu anız olacak. Onları yakıp yok edecekler. Esav soyundan kurtulan olmayacak." RAB böyle diyor.

 

evet, Esav'ın soyu hakkında olan bilgim şimdilik bu kadar, görüldüğü gibi Esav'ın soyunun biteceği üzerine ortada Tanrı tarafından verilmiş bir söz vardır. Bu sözden yola çıktığımızda, israil'e yani Yakup'a baba tarafından kardeş aramak zorunda kalmaktayız ki, bu zorunlulukta bizi İshak'ın yani Yakup'un babsının kardeşi İsmail'e, İsmail ise bizi günümüz araplarına ulaştırmaktadır. Konunun devamında, bir başka bakış açısıyla İsa'nın söylediklerinide göz önüne aldığımızda söylediklerimiz daha rahat anlaşılabilir sanırım.

 

 

 

    Musa sözlerinin devamında ise '' benim gibi bir peygamber  '' demektedir, bizce bir diğer önemle düşünülmesi gereken nokta budur. Şimdi İsa'nın babasız birinden doğduğu inancında olan birine,

 

- İsa gibi bir başka insan örneği varmıdır? diye sormuş olsanız, cevab hayır olacaktır değilmi, neden çünkü O annesi olup babasız doğmuş biridir, kısaca O'nun gibi olduğu savunulan başkaca bir örnek yoktur. Peki durum buyken herhangi biri çıkıp hangi hakla İsa, Musa gibidir diyebilir, denemez değilmi, çünkü Musa'yı ve İsa'yı ayıran en büyük özelliklerden biri, İsa'nın babasız doğmasıdır. Öncelikle doğum itibariyle İsa, Musa gibi değildir.

 

   Diğer taraftan Musa halkına hem peygamberlik hemde krallık yapmış biridir. İsa'nın ikinci gelişinde krallık yapacağına inanmak onu ne kadar Musa gibi yapar.  Özellikle Musa peygamberlik ve krallık yapmış olduğu döneminde halkına yeni yasalar sunmuştur, İsa'nın ise,

 

Mat.: 
«Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. 
Ben geçersiz kılmaya değil,
 tamamlamaya geldim.

 

Musa'ya verilen bu yasaların haricinde yeni yasalarla gelmemiş olduğunu görmekteyiz. Demekki İsa bu konuda da Musa gibi değildir.

 

   Musa ve İsa arasındaki en büyük benzersizliği ise hıristiyan kardeşlerimizin kendi inançları oluşturmaktadır, İsa insanların günahlarına karşı verilen bir kurban olarak gönderilmiştir. Musa'nın böylesine bir misyonu olmadığını bilmekteyiz, demekki bu konuda da Musa, İsa gibi değildir.

 

Bunların haricinde genel olarak Musa'nın normal yollarla öldüğünü ve vucudunun dünyada kaldığınıda bilmekteyiz, diğer taraftan hıristiyan inanca göre İsa, Musa gibi ölmemiş ayrıca gökyüzüne alınmıştır, kısaca bu konuda da İsa, Musa gibi değildir. İsa ve Musa arasındaki benzersizlikler genel hatlarıyla bunlardır, sanırım bu benzersizlikleri uzatabilmekte mümkündür. Bizce Musa'nın bildirmiş olduğu peygamberin İsa'mı yoksa birbaşkasımı olduğunu anlamamız için Musa'nın diğer söyledikleride önemlidir.

 

Tesniye  ...Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

 

bu alıntı ortaya ilginç bir tesbit çıkarabilir, burada verilen anlamdan peygamberlerin bildiklerini halka anlatmaları gerekmektedir gibi anlam vardır. Veya meseleye şöylede yaklaşabilirsiniz, Tanrının gönderdiği peygamberler İsa ile sonmu bulmuştur. Şayet peygamberlik dönemi İsa ile kapanmışsa ortaya çıkan gerçek Tanrı söyleceklerini insanlara iletmiş, insanlardan bunlara uymasını beklemektedir, kısaca İsa'dan sonra bir başka peygambere ihtiyaç yoktur. Sorular bu aşamaya geldiğinde bu sefer İsa'nın neler söylediğine bakmamız gerekmektedir.

 

Yu.16: 12   "Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.

 

İncil diye sunulan ve yeni antlaşma diyede belirtilen bu kitaba göre İsa insanlara dayanamayacakları için bilmeleri gereken tüm bilgileri vermemiştir. Bunun yanında İsa kendisinin gitmesi halinde '' parakletos  '' u gönderceğini söyler, müslüman kardeşlerimiz ise '' Yu.14: 16-17 ve Yu.15: 26 'da geçen parakletos kelimesinden bahsedilenin Hz. Muhammed olduğu üzerine iddiaları varsada, şuan beni pek alakadar etmemektedir.

 

Yu.14: 16-17   Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı,Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.

 

Yu.15: 26   "Baba'dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek. 
Yu.16: 13   Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. 

Yu.16: 14   O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.

 

   Bence ortada olan gerçek, bu  kelime üzerinde oynanmış olduğu açıktır, nedenmi, İsa açıkca kendinden sonra gelecek birinden bahsetmektedir ve ilginçtir genelde böylesine karekterler genelde peygamber olarak belirtilirsede, ilginçtir burada yardımcı olarak belirtilmiştir. Diğer taraftan yardımcı ve gerçeğin ruhu arasına virgül koyduğunuz zaman ve kaldırdığınız zaman ortaya anlam farklılıları çıkmaktadır. Örneğin Yu.14: 16-17'de geçen cümleyi kendilerinin eklemiş olduğu virgül ile okursak, Yardımcı gelecek ve insanlara gerçeğin ruhunu verecektir. Aynı anlamı Yu.15: 26'de geçen cümleyede uygulayabiliriz, yardımcı gelecektir ve yardımcıyla beraber Tanrıdan gelecek olan gerçeğin ruhuyla insanlar İsa'ya veya İsa'nın anlatmaya çalışıp anlatamadığı tanrının gerçeğine iman edeceklerdir. 

 

Diğer taraftan Yu.16: 13'e baktığımızda ortada yardımcı falan yok, gelecek olan yanlızca gerçeğin ruhudur. Gerçeğin ruhunun hangi anlamda kullanıldığını anlamak için ise, bakmamız gereken alıntılar,

 

1.Yu.4: 2   İsa Mesih'in beden alıp dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır. Tanrı'nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız. 

1.Yu.4: 3   İsa'yı 
kabul etmeyen hiçbir ruh Tanrı'dan değildir. Böylesi, Mesih Karşıtı'nın ruhudur. Onun geleceğini duydunuz. Zaten o şimdiden dünyadadır.

 

1.Yu.4: 6   Bizse Tanrı'danız; Tanrı'yı tanıyan bizi dinler, Tanrı'dan olmayan dinlemez. Gerçeğin Ruhu'yla yalan ruhunu böyle ayırt ederiz.

 

bu alıntıların yaptığı açıklamaya göre, gerçeğin ruhu iman edenlerin ruhu anlamındadır. Bu alıntılarda iman edenlerin ise  '' İsa Mesih'in beden alıp dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır.  '' diye inanması gerekmektedir. Kısaca tanrının kelamının İsa'da vucud bulmasına inanan herkes veya her ruh Tanrıdandır. Kişilerin Tanrıdan olup olmadığınıda bu inancıyla tanıyacaksınız, denmektedir, diğer taraftan '' Tanrı'nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız.   '' bu cümledeki anlam ile Tanrının kendine ait ruhu böyle tanıyacaksınız anlamı yüklerseniz bizce çok saçma bir anlam olur.

 

  Ortadaki bu alıntıya göre İsa Mesih'in Allah-ı Tealanın bir kelamıyla beden alıp dünyaya geldiği üzerine müslümanlarda iman etmektedirler. Bu anlamda müslümanlarda Tanrıdan bir ruh'tur tanımlamasının içerisine alınabilirler. Burada açıklama getirilmeyip söylenen, İsa'nın babasız doğduğuna inanmayanlar Tanrıdan değildir, diğer taraftan İsa'nın Tanrının bir kelamı olduğuna inananlar ise Tanrıdandır ve o gerçeğin ruhunu taşımaktadır. Bu açıklamayı yaptığımızda ortaya çıkan anlam ise iman edenleri inancı, İsa Tanrının kelamıyla anasının karnında beden alıp doğmuştur, yani babasızdır, işte bu gerçeği kabuledenlerde gerçeğin ruhunu taşımaktadırlar, çünkü inanılan gerçek budur. 

 

   Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de verilmek istenen mesaja baktığımızda karmaşaya çevrilmiş anlamlarla karşılaşmaktayız. Kimileri yardımcıyla gerçeğin ruhunun ayrı birer tanım olduğunu savunabilecek anlamın haricinde ikisinin tek bir varlık olduğunu savunacak anlamda verilmiştir. Diğer taraftan  1.Yu.4: 2, 1.Yu.4: 3 ve 1.Yu.4: 6'da geçen anlatıma baktığımızda sorun berraklaşmakta, gerçeğin ruhunun Tanrının gerçeklerini kabul edenlere dendiğini görmekteyiz. Veya herkes kendi doğrularına inanan kişiyi gerçeğin ruhu olarak tanımlayabilir. Burada önemli olan gerçeğin ruhuna yükleyeceğiniz anlamdır, mesela 1.Yu.4: 2'deki cümleye İsa'nın ikiziyle doğduğuna inanan Tanrıdandır ve gerçeğin ruhunu taşıyor dersiniz, tanımayanıda yalancı ruh olarak tanımlarsınız.

 

Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de İsa'nın bizce söylemek istediği ise insanlara gerçeği yani Allah-ı Tealanın mesajını kabul ettrecek birinin gelmesi veya gönderilmesidir. İsa'nın, Yu.15: 26   "Baba'dan size göndereceğimYardımcı,... 'daki anlam ise İsa'nın görevinin bitmesi ve yukarı alınmasıyla sıranın bir başkasına geleceği anlamıda olabilir. Tabi yazmalar herkesin kafasına göre karaladığı yazılar olunca böylesi tahmin yapmaktan başka bir seçeneğimiz kalmamaktadır.

 

   Fakat, Musa'nın israiloğullarına hitabında kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkacak diye belirttiği ve bunun İsa'nın döneminde de gerçeklememiş olduğunu İsa'nın şu sözlerinde görmek mümkündür.

 

Mat.21: 43   "Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek. 
 

 

   Görüldüğü gibi İsa'da Tanrının egemenliğinin bir başka ulusa verileceğinden bahsetmektedir. Müslüman kardeşleriminde pek farkında olmadıkları önemli bir cümledir. Öneminin yanında yine Kitabı Mukaddes yazarları tarafından da anlamından saptırılmaya çalışılmıştır nasılmı,

 

Mat.21: 44   "Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek." 
Mat.21: 45   Başkâhinler ve Ferisiler, İsa'nın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.

 

Ortada olan gerçek Mat.21: 45'de geçen yorum İsa'ya ait değil kimin yazdığından emin olunamayan yazarlardan birine aittir. Yinede yapılan yorumun maksatlı olduğunu İsa'nın söylediği varsayılan '' ulus '' kelimesinden yola çıkıp anlayabiliriz. Kullanılan kelime '' ethnos {eth'-nos}
  '' bu yazmalarda 164 kere kullanıldığı 
kabul edilen bu kelimeye KJV İngilizce çeviri şu anlamları vermiştir.

 

Gentiles 93, nation 64, heathen 5, people 2

 

Gentiles, putperest, gerçek Tanrıya tapmayan yabancı milletler anlamına gelmektedir.  Bu kelimenin kullanılmış olduğu alıntıya en güzel örnek olarak ise,

 

Mat.10: 5   İsa Onikiler'i şu buyrukla halkın arasına gönderdi: "Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler'in kentlerine de uğramayın.

 

bu alıntıyı gösterebiliriz.  bu İsa'nın öğrencilerini görevlendirmesinde vermiş olduğu tavsiyedir. Kelimenin diğer verilmiş anlamlarına bakarsak,

 

nation

 

1. i. millet, ulus; budun, kavim. nation-vide s. bütün millete ait. maritime nation denizci millet, denizden geçinen millet. most favored nation bak. favor. ,ulus.
2. millet. ulus.
3. ulus. millet. devlet. memleket. halk. budun.
4. millet.

 

 

heathen

 

1. (i). (çoğ. heathen, hea thens) (s). putperest kimse; dinsiz kimse; (s). dinsiz, barbar, kâfir. heathendom (i). putperestler ülkesi, putperestlik âlemi. heathenism (i). putperestlik, dinsizlik. heathenish (s). dinsiz, putperestlere yakışır; barbar.
2. putperest. dinsiz.
3. putperest / dinsiz kişi.

 

 

people

 

1. halk. insanlar. eller. ulus. millet. aile fertleri. herkes. elalem. insan yerleştirmek.
2. insanlar. kalabalık. halk. kişi. kimse. millet. ulus. aile üyeleri. akrabalar.
3. halk. ahali. nüfus. ulus. millet. kavim. ırk. tebaa. taraftar. aile. bir kimsenin yakınları. insanlar. insan doldurmak. insan yerleştirmek. budun. alem.

 

tercümanlar kelimeye çoğunlukla putperest ulus anlamı vermiştir, diğer yandan azda olsa, putperest kişiler içinde kullanılmış olması ilginçtir, zaten tercümanların genelde vermiş oldukları anlam ile  '' Gentiles  '' putperest millet olarak karşımıza çıkmaktadır.   Sanırım kelimedeki bu anlamı anladıktan sonra İsa'nın verdiği mesajı daha rahat anlayabiliriz, tekrardan bakalım ne söylemekte,

 

Mat.21: 43   "Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.

 

   görüldüğü gibi İsa Tanrının egemenliğinin israiloğullarından alınıp putperest bir topluma verileceğine söylemektedir. Diğer taraftan İsa'nın bu sözüne ek olarak, '' Mat.21: 45   Başkâhinler ve Ferisiler, İsa'nın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar. '' diyen yazar bu  not düşmesiyle mesajı anlamından çıkarmaya çalışmıştır, Başkahinlerin ve Ferisilerin bu sözden kişisel olarak alınmalarına gerek yoktur, çünkü Tanrının egemenliğinin verileceği söylenen toplum '' ethnos {eth'-nos}  ''  yani israiloğullarının dışında bir başka  toplum ''ethnos {eth'-nos}  '' kelimesiyle belirtilmiştir. Kısaca İsa kızım sana söylüyorum gelinim sen işit gibi bir cümle kullanmamış direk olarak, israiloğullarına yola gelmezlerse bu hak o dönem putperest olan başka bir ulusa verilecektir demiştir.

 

   Evet ortada Musa tarafından verilen bir peygamber müjdesi vardır, İsa dönemine geldiğimizde ise, İsa Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de geçtiği gibi kendisinin gitmesi halinde yardımcı veya gerçeğin ruhu dediği, aranızda ve içinizde olacakla karmaşaya dönen bir mesajının haricinde İsrailoğullarına '' Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.   '' demekteyse, ortaya çıkan soruya Kitabı Mukaddes'e inandığını söyleyenlerin cevap vermesi gerekir, İsa'nın bir başka ulus olarak bahsettiği bu ulus hangi ulustur, İsa'nın bu söze yerine gelmişmidir, yoksa gerçekleşmemiş bir bildirimidir, diğer taraftan İsa'nın bu sözü Tanrının egemenliği hakkının İsrailoğullarında veya herhangi bir ulusta olamayacağının haricinde, bunun ürünlerini yetiştirecek uluslarda değilmidir?

 

Özetlersek, Musa tarafından bahsedilen peygamber İsa dönemine geldiğimizde İsa tarafından da belirtilmiştir, kısaca İsa tarafından da belirtilmekteyse Musa tarafından belirtilen kişinin İsa olmadığını anlamamız gerekir. Musa ve İsa'nın gelecek kişi hakkında neler söylediklerini bir bütün ile anlamak zorundayız. Kabul etmemiz gereken bir diğer gerçek ise, bahsedilen peygamberin sıradan bir peygamber olmadığıdır, çünkü Musa ile İsa arasında geçen dönemde bir çok peygamber gönderilmiştir. Yanlızca Musa'nın söylediklerinden yola çıkarsak bu peygamberin Davut olduğuda savunulabilirsede, Kitabı Mukaddes Davut'u peygamber olarak görmemektedir.

 

İsa'nın sözlerini Musa'nın sözleriyle tamamladığımızda ortaya çıkan gerçek gelecek olan peygamber Tanrının egemenliğini israiloğullarından alıp putperest bir topluma verilmesine vesile olacak peygamberdir. Hıristiyan kardeşlerimiz beğenmesede ortadaki deliller Hz. Muhammed'i işaret etmektedir. Ayrıca Kitabı Mukaddesi karıştırdıkca Hz. Muhammed'i belirten delillerin çoğalmasını ise ilginç bulmaktayım.

 

Konuyla alakasız gözüksede İsa'nın bir sözünü daha dikkatinize sunmak istemekteyim,

 

Yu.14: 12   Size doğrusunu söyleyeyim, benim yaptığım işleri, bana iman eden de yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır. Çünkü ben Baba'ya gidiyorum.

 

evet İsa kendisine iman edenlerin kendisinin yaptığı işlerin daha büyüğünü yapacağını belirtmiştir. Aslında soru bir peygamber için büyük iş nedir diye sormak gerekir, İsa'nın ve bazı diğer peygamberlerin ölmüş insanları bile Allah-ı Tealanın izniyle yaşama döndürdüklerini bilmekteyiz, kısaca insanların bu yaşama döndürülmesindeki amaç bu tür mucizeleri görenlerin iman etmelerinin kolaylaştırılmasıdır, durum bu olduğu halde yinede bu tür mucizeleri görenlerden iman etmeyenler olmuştur. Olaya bu açıdan baktığımızda bir peygamber için yapabileceği en büyük iş yaşadığı dönemde insanları doğru yola getirebilmesidir. Yine bu yaklaşımın ortaya koyduğu gerçek, İsa'dan sonra İsa'nın öğretilerine iman eden gerçek kişinin Hz.Muhammed olduğu ortaya çıkar. Çünkü Hz. Muhammed yaşadığı dönemde hiçbir peygamberin başarılı olamadığı derecede ümmetini çoğaltmış bir peygamberdir.

 

Ne alaka, aslında Hz. Muhammed İsa'yı bir anlamda inkar etmiştir diyen bir hıristiyansanız, o zaman sizden isteyeceğimiz, buyrun bize İsa'nın yaptıklarını sizde tekrar ederek bize O'na iman ettiğinizi isbat edin demek düşmekte.

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

 
Telif hakkı©2011 Metin YILMAZ www.kutsalkitaplar.net Bu sitenin bütün hakları saklıdır.
 
Kutsalkitaplar.net sitesinde bulunan bize ait makaleler ve e-kitaplar (A'dan Z'ye Kitabı Mukaddes) yazarın izni alınmadan ticari amaçla kullanılamaz. Ticari amaç taşımayan kullanım, yazarın ve sitenin kimliği belirtilerek kullanılabilir. kutsalkitaplar.net sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kisişel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
 
 
 
 
Tekrar kullanım:
Bu sitede bulunan bize ait makaleler, kopyelenip ücret ödemeksizin aşağıdaki şartlara uyup kullanılabilir.
(1) - Kesinlikle ücret talep edilmeyecek.
(2) - Makalelere herhangi bir yazı eklenmeyip, çıkarılmayacak. Websitenizde en az harf büyüklüğü 10pt kullanılacak
Sitemizde yer alan yazılar ve haberler kaynak URL belirtilerek kullanılabilir. 
Not:Yukarıda bahsettiğimiz bu şartlar bize ait olmayan makaleler için geçerli değildir.