Amin Kelimesi PUTPERESTLIKten mi Geliyor? Amin Kelimesinin Kökeni..

 

 Selam Dostlar Bu asagida verilen linkden bir ceviridir. Ama Amin kelimesinin PUTPERESTLERIN TANRISI Amin den geldiğini  bildikden sonra bundan sonra gonul rahatligi ile amin diyebilirmiyiz bilmiyorum. Bakalim dostlarimız ne diyecekler. 

------------------------------------------------------------ --

“Amin” Kelimesinin Tarihi ve Mısır PUTPERESTLIGI ile Olan Baglantası

Cuma gunu Cuma namazina giden müslümanlarin cogu "Amin" kelimesinin geleneksel müslümanlar icin ne kadar onemli olduğunu bilir.. Amin kelimesinin Geleneksel müslümanlar icin ne onemli olduğunu bilmeyenler icin , geleneksel müslümanlarin Her Fatiha okunusundan sonra ve namazin sonunda yapilan Duadan sonra amin denmelidir. Cuma namzindna sonra Imam Fatiha okudukdan sonra " Cemmat sesli  yada sessiz (Mezhebe gore degisir) amin derler. Bu makalenin amaci Bu " Amin" kelimesi nerden geliyor ve kokeni nedir.

 

 

Müslümanlar neden AMiN DER

Once bu kelimenin Kur'anın hic bir yerinde gecmediği gerçeğini belirterek soze baslamaliyiz. Peki geleneksel müslümanlar neden Kuranda olmayan bir kelimeye bu kadar onem vermekdedirler. Eğer nerden geldiğini  tahmin ettiyseniz , Tahminiz dogrudur. Bu kelime Kurandan degil hadisden gelmekdedir. Salihi Buharide 6 Kitap 2 Kisim da gecen Ebu Hureyre Hadisi basda gelir. Ebu Hureyreden diger bir inci diyebilirz.

6209 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "İnsanlar amin demeyi terkettiler. Halbuki Resulullah aleyhissalatu vesselam, namazda "gayri'l mağdubu aleyhim ve la'd-dallin" deyince amin derdi, bunu ön saftakiler işitirdi, sonra mescid amin sesiyle dalgalanırdı."

6210 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın "Ve la'd-dallin" deyince amin dediğini işittim."

6211 - Hz. Aişe radıyallahu anha'nın anlattığına göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:

"Yahudiler, sizi, selamınız ve amin deyişiniz sebebiyle kıskandıkları kadar bir başka şey için kıskanmamışlardır" buyurmuşlardır."

Bu hadislerden Aminin zamanlamasinin  onemi vurgulanirken, icerigi ile ilgili bir sey yokdur.

Peki hz Muhammed neden Kuranda olmayan bu kelimeyi Kuranın en cok okunan suresinin arkasindan okunmasini istesin.  Peki hz Muhammed ozellikle meleklere eslik ederek Aminn demenin zamanlamasi  gunahlar af edilir demekle ne tur bir mesaj vermekdedir. Eger Hz Muhamed boyle bir sey uydurduysa Araf Suresi 188 ayetine göre başına gelecekleri bilmiyormuydu.

Araf 188 Kul la emlikü li nefsi nef'av ve la darran illa ma şaellah ve lev küntü a'lemül ğaybe lesteksertü minel hayr ve ma messeniyes suü in ene illa neziruv ve beşirul li kavmiy yü'minun

Araf 188 De ki: «Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»

 

Simdi  Allah Peygamberinin kendinden hic birsey soylemesi konusunda uyarıyor. Ona gorevinin Kuranı ulaştırmak olduğunu söyluyor.

(HÂKKA suresi 43-47  ayet) Tenziylun min rabbil'alemiyne. Velev tekavvele 'aleyna ba'dal'ekaviyli. Leehazna minhu bilyemiyni. Summe lekata'na minhulvetiyne.

(HÂKKA suresi 43-47  ayet) O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.O Bizim adımıza bazı laflar uydurmaya kalkışsaydı. Elbette onu kıskıvrak yakalardık.Sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.

Bu ayetlere gore Peygamber efendimiz bu Amin kelimesini bu ayetlere gore Kurana eklememiştir, ekleyemezde. Peki nerden geldi dige bir cok uydurma hadis gibi, yalan bir hadisden baska bir sey degildir.

 

 

Aminin Kokeni

Amin kelimesi geleneksel islama Hiristiyan yada yahudi kaynaklarindan  hz Muhammedin olumunden 200-300 sene sonra hadis kitaplari ile birlikde girmistir.  Aslinda isin asli amin kelimesi Hiristiyanliga Yahudilikden gecmistir.Bu konu hakkinda detayli bilgiyi Katolik Ansiklopedisi Birinci Cilt Sayfa 1907 bulabilirsiniz. (Catholic Encyclopedia Vol. 1 1907 )

" Amin kelimesi hic degişmeden Ibraniceden Kilise litaraturune gelmis kelimelerden birisidir. Bu kelime o kadar SIKLIKLA bizim kurtarıcımızın agzinda tekrarlanmistir ki, Trent Konsuli, Kutsal Ruh bunun Tanrinin Kilisesi tarafindan kullanilmasina memnun olmustur...."

Isin ilginc tarafi bu ansiklopediye gore Kutsal RUH, bunu Hz isadan duydukdan sonra, soylenmesini istiyor.

Oxford Ingilizce sozlugu Amin kelimesnin anlamini soyle aciklamakdadir.  Unlem olarak yada isim olarak anlami “ Olsun” ve Duanin sonuda soylene bir kelimedir. Kelimenin kok harfleri olan AMN harfleri Ibranicede su anlamlara gelmekdedir.; Egitmek, ogretmek, gercek, guvenilir, onaylamak, guven, SADIK olma ve anlasmadir. Bu kelime kokeni arapca kokeni olan Elif-Min-Nun ile aynidir.  Bu kelimeye Qurandaki kok haflerine gore bakarsak (Lughat-ul-Quran (Quran Lexicon) by G. A. Parwez 4th Edition 1998) , Kuranda hic bir sekilde “Amin” kelimesi gecmemekdedir.

 

 

 

PUTPERESTLIKLE  Olan Baglantıları

 

Geleneksel müslümanlar genelde soyle derler. Amin kelimesi Kuranda gecmeyebilir ama Hz Muhammed bize soyleyin dediyse elbetde soyleyecegiz. Ayrica yanlis bir anlami olmadiginda soylenmesiden neden sakinca olsun derler. Bununla birlikde Amin kelimesnin koklerini arastirdigimizda bu kelimenin Puta tapicilik Paganismden geldiğini  goruyoruz. Colombia Ansiplopedisi  6.ci Baskisi 2001 soyle denilmekdedir.

Amon yada Amin Thebesin bas tanrilarinin adi idi.  Kendisi karisi MUT ve ogullari Khensu Kutsal Theban ...sayilirlardi.Amon yada Aminin  Misirda onemi gittikce arti ve Amin sonunda Misirin bas Tanrisi oldu. Sonunda isminde Amin Ra yada Amon Ra olarak degisti. Hatta Yunalilarin tanrisi Zeus ile es konusluyordu. Aminin en onemli tapinagi Libya collundeki Siwa dadir. Sivanin tep noktasi sonralari Delphi ve Dodana olarak bilinirdi. Amin SIK SIK KOC yada insan basli koc olarak temsil ediliridi.

Misirin Seyathet ve Antika El Kitabi AMIN  isminin anlamini soyle aciklamakdadir.

Eski Misirda Aminin ozelikleri hakkinda bilinmeyen bir cok ozellik olmasian ragmen, isminin anlamini "SIR" olarak kabul edebiliriz. "Isminin "SIR " anlamina gelmesi  kendinin tanri olarak Dunyayi yaratan gucle olan iliskisine dayanmasindandir. Amin kelimesnin anlami gercekden " SAKLI OLAN" "GORULMEYEN" "GORULEMEYEN" dir. Bu gercek o devirden kalan bir cok kaynakda belirtilmekdedir. SIK SIK Amin kelimesini " COCUKLARINDAN SAKLANAN", TANRILARA VE INSANOGLUNA GORULMEYEN" yada Aksam Batan Saklana Gunes icinde kullanilmakdadir. Bunlar fiziksel anlamlari olsa bile asil anlami gun batiminda  Tanri Aminin Insanlain gozunden kaybolmasidir. Sadece Tanri Aminin gozden kaybolmasi degil ayni zamanda isminin ve yapisininda Gozden kaybolmadir. Bu buyuk Tanrinin kaybolmasi aksam gunesin ufukda kaybolmasına benzetilmistir. Yani Olumlu olan insanin gozleri Bu Amin tanrisini gormeez anlamidan kullanilmistir. Hem insan hemde diger Tanrilar artik oni goremez anlaminda kullanilmistir.

Aslinda bu GORUNMEZ TANRININ bugun bile Müslümanlari, Yahudileri ve Hiristiyanlari aldatan Seytan olduğunu soyleyebiliirz.

Amin ile ilgili makaleye daha dikkatli baktigimizda "Amin" yada "Amin-RA" adli tanriya tapmanin sirf Misirlilar arasinda degil, ayni zamanda o zamanin Misirinda yasayan yabancilar arasinda da yaygin olduğunu goruyoruz.

"Amin-RA tanrisina tapmak Thebesin hem guneyine hemde kuzeyine yayildigini goruyoruz. Onunla ilguili tapinaklari inceledigimizde Amin Tarsina tapmain Misirin somurgeleriden olan Suriye, Nubia , Oasese bile sicradigi goruyoruz.  Yukari Misirin Merkezleri Thebes, Herakeopolis Magna, Asagi Misirdada Memphis, Sais, Xois, Metelis, Heliopolis, Babylon, Mendes, Thmuis, Diospolis, Butus, ve Kemmis Adasi; Libya colundede Kenemet Oases, Aminin Jupiteri; Nubiada ise Sabua Vadisi, Ebu Simberl, Napata ve Meroe; Ve Suriyedede  bir cok yer Diaspolis diye cagriliyordu.

Amin, karisi Mut ve ogullari Khensu Theban kabilesinin kutsal insanlariydi. Isadan once 1550-1070 yillarinda  Thebesin Misirin baskenti oldugu zamanlarda Amin Misirda TANRILARIN  KIRALI olarak biliniyordu. Unutmayalim bu Yahudilerin o bolgede KOLE olarak yasadigi donemdir. Bellki 400 kolelikden sonra Yahudiler Tek Tanri inancini kaybedip , Paganismim Putculuga yonelmislerdir. Eger 40 yillik surgunde Altin Buzagi yapip ona tapiyorlarsa,  Amin kelimesinin yahudilerin diline girmesini kabul etmek pek sacma olmayacakdir. Yahudilerin dillerin giren bu kelime daha sonra hiristiyanlar ve Müslümanlarin diline girmistir.

Supheli goz ile olaya bakanlar Misirin Tanrisi "Amin" ile gunmuzdeki "Amin" kelimesinin farkli olduğunu ileri surebilirler. Simdi Katolik Asiklopesi Birinci Cilt 1907 deki makaleye bakarsak, bu iksi arasindaki baglantiyi bilerek yada bilmeyerek guzel aciklamakdadir.

" Sonuc olarak sunu soyleyebiliriz ki, "Amin" kelimesi ilk Hiristiyan kaynaklarinda pek SIK gorulmesede SIK SIK anathemas ve Gnostic hecelemelerde kullanilmistr. Daha detayina bakarsak

Amin kelimesini olusturan Yunanca kelimedeki harflerin temsil ettikleri sayisal anlamlara bakarsak toplamlari 99 eşitdir. (alpha=1, mu=40, epsilon=8, nu=50), bu rakam Misir kokenli yazitlarda gorulmekdedir. Ve genelde bir cesit mucize ile anilmakdadir. Sunu belirtmeliyiz ki Amin kelimesi hem Yahudiler hemde Müslümanlar tarafindan kullanilmakdadir.

 

 

SONUCLAR

Bu makaleden bir cok sonuc cikarabiliriz.

1.  Kuranda ”Amin” keliemesi hic bir sekilde gecmez ve islama Hadisler ile girmistir. Ikincisi Geleneksel Müslümanlar  Kuranda olan bu  kelimenin Incil ve Tevrata olabileceginden dolayi Hiristiyanlarin ve yahudilerin bu kelimeyi kullandiklarini sanabilirler.

2.  Ayrica gunumuzdeki anlamiyla “amin” kelimesinin kullanilmasinin ne sakincasi var diyebilirler. Ama gercek bir musluman simdi “amin” kelimesnin gercek anlamini  ve Puta tapicilikdan , paganismden  geldiğini  bildikden  sonra bundan sonra gonul rahatligi ile “ AMiN” diyebilirmi ? Allaha olan bagliligimiz baska bir kelime ile ifade edemezmiyiz.

3. Bu makaleden cıkaracağımız digger bir sonuc ise sudur. Müslümanların Kurandan sonra ikinci kaynak olarak kabul ettikleri Hadisleri sorgulamamizdir. Kuranın hic bir yerinde bu tur ” BUYULEYICI ” Kelimler kullanmaiz gerektigini belirten ayet yokdur. Müslümanlar Kuranı tek kaynak olarak kabul etmelidirler.

Son olarak, Orta yolu secen ve SAHiH hadisleri Kabul edelim diyen muslumnalar olacakdir. Bu makaleyi okudukdan kaymagi suttten ayirmak mumkun mu? aynen sahih ve sahte hadisleri ayirmak gibi.Müslümanlarin en onemli gorevlerinden biriside kendine gelen bilgiyi sorgulmasidir.

Isra 36 Ve la takfü ma leyse leke bihi ilm innes sem'a vel besara vel füade küllü ülaike kane anhü mes'ula

Isra 36 Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur

Umariz okuyucularimiz butun ikinci derece kaynaklari red edip, Kuranı ve yanlizca Kuranı kaynak olarak Kabul ederler.

Enam 106 Sen, Rabbin cânibinden sana vahyolunana tâbi ol, O'ndan başka ilâh yoktur. Ve müşriklerden yüz çevir.

 

The History of "Amen" and its Links to Egyptian Paganism 
Copyright Azfar Samin (e-mail:  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. )

kaynak:http://www.free-minds.org/articles/history/amen.htm

Powered by Bullraider.com
 
Telif hakkı©2011 Metin YILMAZ www.kutsalkitaplar.net Bu sitenin bütün hakları saklıdır.
 
Kutsalkitaplar.net sitesinde bulunan bize ait makaleler ve e-kitaplar (A'dan Z'ye Kitabı Mukaddes) yazarın izni alınmadan ticari amaçla kullanılamaz. Ticari amaç taşımayan kullanım, yazarın ve sitenin kimliği belirtilerek kullanılabilir. kutsalkitaplar.net sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kisişel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
 
 
 
 
Tekrar kullanım:
Bu sitede bulunan bize ait makaleler, kopyelenip ücret ödemeksizin aşağıdaki şartlara uyup kullanılabilir.
(1) - Kesinlikle ücret talep edilmeyecek.
(2) - Makalelere herhangi bir yazı eklenmeyip, çıkarılmayacak. Websitenizde en az harf büyüklüğü 10pt kullanılacak
Sitemizde yer alan yazılar ve haberler kaynak URL belirtilerek kullanılabilir. 
Not:Yukarıda bahsettiğimiz bu şartlar bize ait olmayan makaleler için geçerli değildir.