ATATÜRK ve MİRŞAN ın BAŞKALDIRISI
- Mekale Detayları:
- Kategori: Kehanet ve Gizem
- Oluşturulma tarihi: Cuma, 10 Haziran 2011 00:33
- Son günceleme: Cuma, 10 Haziran 2011 00:33
- Yayın tarihi: Cuma, 10 Haziran 2011 00:33
- Makale Yazarı: Bu makale İnternetten alınmışdır, sayfa altında referansı verilen,
- Gösterim: 49
Aydınlık soruyor:
Hürriyet te Halûk Tarcan dostumuzun bir mektubu çıktı. Diyor ki;
Hint Avrupa dillerinin iskeleti olan imek/olmak fiilinin Ön-Türkçe olarak ortaya çıkmasıyla terk edilme zarureti doğmuştur
Soru : Orhun Yazıtları öncesi Türkçeyle bilgilerimiz çok sınırlı Çin İmparatorluk yıllarında bulunan Hun ve Türk diline ait sözcükler arasında imek eylemi bulunmuyor. Hiçbir Türk dilinde 8.yüzyıl öncesi fiil adı eki, -mek/ -mak değil. Bu imek/ olmak fiilinin Ön-Türkçede bulunduğu konusundaki kanıt nedir?
Not: Dergide, sahife kısıtlaması nedeniyle sıkıştırarak verdiğim açıklamaları aşağıda genişleterek veriyorum
ATATÜRK ve MİRŞAN’ın BAŞKALDIRISI (5)
Ya da
SEVR’e İNDİRİLEN KAT’İ DARBE,
Veya
AYDINLIK DERGİSİ GÜZEL TÜRKÇEMİZ KÖŞESİNİN ENDİŞELERİ…
Aydınlık Dergisinin 13 Şubat, sayı 1226’da bana yöneltilen soru ve yanıtlarımı aşağıda sunuyorum.
Aydınlık soruyor:
Hürriyet’te Halûk Tarcan dostumuzun bir mektubu çıktı. Diyor ki;
“Hint Avrupa dillerinin iskeleti olan imek/olmak fiilinin Ön-Türkçe olarak ortaya çıkmasıyla terk edilme zarureti doğmuştur…”
Soru : Orhun Yazıtları öncesi Türkçeyle bilgilerimiz çok sınırlı…Çin İmparatorluk yıllarında bulunan Hun ve Türk diline ait sözcükler arasında imek eylemi bulunmuyor. Hiçbir Türk dilinde 8.yüzyıl öncesi fiil adı eki, -mek/ -mak değil. Bu imek/ olmak fiilinin Ön-Türkçede bulunduğu konusundaki kanıt nedir?
Not: Dergide, sahife kısıtlaması nedeniyle sıkıştırarak verdiğim açıklamaları aşağıda genişleterek veriyorum
………………………………………………….
GÜZEL TÜRKÇEMİZ
13 Şubat 2011 sayılı Aydınlık dergisinin Güzel Türkçemiz sahifelerinde benden, “Halûk Tarcan dostumuz” diye samîmiyetle bahsedilmesi beni çok mutlu kıldı. Yıllardır gönderdiğim makalelere sahifelerinde imkân tanımayan Aydınlık’ta bana dost diyen dost’a ben de son derecede samîmi olarak “AZİZ DOSTUM” diye karşılık vereceğim. Yalnız bir farkla, ben acı söyleyen dost olacağım…Bilimsel disiplinim gereği!...
Hürriyet gazetesinde çıkan yazımda şu cümle sorun olmuş:
“..Hint-Avrupa dilleri teorisinin kökeninde dillerin iskeleti olan im/ek, ol/mak fiilinin Ön-Türkçe olarak ortaya çıkmasıyla terk edilme zarûreti doğmuştur…”.
Aslında benim,
Bu durumda benim, bu iki fiilin Ön-Türkçe’de ne şekilde var olduğunu açıklamam gerekiyor. Gerekeni yapacağım. Yanıt ve eleştirilerim aşağıdadır:
Bu üç fiilin Ön-Türkçe’deki varlığını bulmak için önce ÖN-TÜRK söylence biliminden GÖK KÜLTÜ’nü bilmek gerektir:
ËSİ = can, ruh, vücut bulma, var OL/ma anlamlarına gelir.
İM/ek fiili : ËSİ-ËM.. ËSİ-ËÑ(eng).. ËSİ
………………………………………………………………
Sankritçe’de ASMİ ASİ ASTİ
Grekçe’de EİMİ Eİ ESİ
Lâtince’de SUM ES EST
hâline dönüşmüştür. Araştırmalarında Türkleri daima yok saymış ve BATI MERKEZLİ TARİH yazmış olan Batı, Himayalâları aşıp, Orta Asya’ya bir göz atmamıştır.
ESİ sözcüğü Lâtince ve İtalyanca’ya ES/sere mastarını vermiştir.
Fransızca’daki ÊT/re fiili ise ET/mek-ten doğmuştur, bunu ayrıca Ön-Türkçe’de göreceğiz..
Gelelim Ön-Türkçe’ye
· Van/Hakkâri arasındaki Çilgiri köyünde bulunmuş olan İ.Ö.7.000 tarihli Çilgiri yazıtının son cümlesi şudur:
· Ësi Ögis Aşınç Ögis(ermiş)in, ËSİ(can’ı) Aşınç(oraya-Tanrı katına- aşmış bunuyor.)
Fransa’da Lasko (Lascaux) mağarası:
uç ËSİ el…kişi CAN’ının uçması… yâni can’ın, kişinin ölümü
(Ben) zamirinin doğuşu: UB = En yüce İ.Ö.9.000’ler…
BU, yaklaşık 5.000…BUN yaklaşık 3.000…Mën yaklaşık(0).. Ben.
Ësi-Ëm, bugün BEN-İM…
(Ë‘nin seslendirilmesi, İ’ye yakındır; ËM, ÏM sesi verir.)
Ësi , yerini ne zaman BEN’e vermiştir; Bu, dilcilerin araştıracağı bir konudur!
VAN, Tîr-i şin yaylâsı
İSKİT’lerden ET/mek fiiline bir örnek :
Uç-Uçuñ (Devlet) ËDİLİNTU (edilen, hâlinde)….
OL/mak fiilinin doğuşu:
Cunni mağarası –Erzurum- İ.Ö. en geç 3.000’ler.
Etrüskler’den İ.Ö.1.000
Bu gösteriyor ki OL/mak fiili 1.000 tarihlerinde ortaya çıkmıştır.
Ön-Türkçe, İM/ek fiili, Hazar’dan Çin’e kadar uzanan Türkistan’da, zaman ve mekânda yerel çeşitlemeler vermiştir: Ësi-Ëm, Tatarlar’da MİN-BİN şekline dönüşmüş, bu da Almanca’da İCH-BİN, Hollandaca’da İCK-BEN olmuştur. Etrüskler’de ise, ËM-ËSİ’dir. İngilizler’de, I AM’e dönüştüğü düşünülebilir.
Eleştiriler
Türk Kültür ve Tarih çalışmaları, kısacası
Genelde, başvurulan İngilizce kaynaklarda
· 38 sesli Ön-Türk yazısını ifade etmek imkânsızlıklara ve büyük yanlışlara neden
olur. Buna bir de
· sesleri kulakla algılarken yapılan yanlışlıkları katmak gerekir, örneğin :
Büyük Rumen etnolog M. Eliade, Sibirya’da yaptığı araştırmalarda
· BOĞA adını kulağıyla BOA diye algılamış ve Hindistan’da bulunan bu tropikal
hayvanın Sibirya’da bulunuşunu
· HİNT KÜLTÜRÜNÜN SiBİR kültürüne etkisi olduğuna karar vermiştir.(!)
Verdiğiniz kaynaklardaki yazarların
· 39 Asya Türkçesinden bir kaçına sahip olmuş olmaları gereklidir. Aksi halde,
Çin’de ilk iki devleti kuranlar Ön-Atalarımızdırlar: Bu yıllarda Çinliler
· ON-UYUL’dur. Bu devletle ilgili “siyasal değer taşıyan” –şimdilik- ilk belge
İ.Ö.5.000 tarihli “ON NOTASI’dır. Demek ki,
· Çin dilinde Hunlarla ilgili belge aramak bilim dışıdır.
8inci yüzyıldan aşağılara inememenizin nedeni
Eğer onu bilimsel araştırmacı olarak kabul etmiyorsanız,
· akademik disiplin gereği onu
· haberci olarak kabul etmeniz,
· okuma ve açıklama şekli konusunda
· ön yargılarınızı kenara itip
· açıklama istemek gereğindesiniz.
· Aksi hâlde itirazlarınız boşlukta kalır. İtiraf ettiğiniz gibi 8inci yüzyıla çivilenmiş
olduğunuz gibi
1970’denberi bu teşebbüste bulunulmadığı için,
· bilgilerinizin 6.yüzyılda kalması sonucu,
· ülke SEVR şartlarına getirilmiştir.
Mirşan’ı reddetmek için
Meslektaşlarınız, Damgaların Göçü belgeselinde,
Soruyoruz, “çok eski dönemlere ait ifadesi” bilimsel midir yoksa
Ben,
Sonuç 1:
Sonuç 2:
Ön-Türkçe ve ondan önce gerekli Orta Asya Türkçelerinden bir kaçını bilmediğinize ve de 6’ncı yüzyıl Türkçesiyle okuyamayacağınıza göre ne yapılacak:
Sonuç 3:
Sonuç 4: Ankara Hamam yazıtı
Akademisyenler,
Sanırım, “ Bir dokun bin ah işit, kâse-i fağfûrdan” diyerek yazımı burada kesmem gerekmektedir.
Dostlara sevgiler ve saygılarla..
Halûk Tarcan Bilimsel Araştırmacı (CNRS/Sorbonne 6’ncı section-Paris)
Mecidiyeköy 16 / 02 / 2011
----------------------
kaynak:
http://www.mevzuvatan.com/haber/3422-ataturk-ve-mirsan-in-baskaldirisi-5.html
Anlatılmayan Hristiyanlık
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Karadenizli Temelin Hristiyan Misyonerle Teması
- YA KUTSAL KİTAP YA KURAN! Yoksa ikisi de doğru olabilir mi !!?
- ...... ... Kitabı Mukaddes Allah-ı Teala tarafındanmı gönderilmiştir?
- Hristiyanlık
- İsa'dan sonraki peygamber...
- Kimler Rab'bin topluluğuna katılabilir?
- ...... ... Tanrı ve İsa herkesin kurtulmasını istemiyor !!!
- ...... Hıristiyanlığın Tarihi
- ...... ... ... Galileo GALILEI
- ...... ... ... ... Kutsal Kitaptan tepsi gibi bir Dünya inancı !!!
- ...... ... '' Kalıtsal Günah '' Mirasımız varmı?
Son Eklenenler ...
- ZİHİNLERİ ESİR ALINANLAR: GÜDÜLENLER
- İsrail İran’ı Bu Yıl Vuracak – Ronen Bergman
- Ayın Bilinmeyen Yüzü
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Zazaca Kürtçe değildir
- Yahudi Türk İmparatorluğu
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Türkiye Üzerindeki Uçan Daireler
- İncil Yazarları Hz. İsa'nın Hayatına Şahit Olmamışlardı
- Barnabas İncili Genel Bilgi
- islam ve Kuran: YORUMLAMALAR
- Tarihten Alıntılar: Sibirya’dan Hakkariye Taştaki Türkler
- Tarihten Alıntılar: El-Harezmi ve Çalınan Türk Tarihi
İsmail HÜSEYİNOĞLU - Analiz ve YORUM
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP (2)
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP
- SAYFAMIZA HOŞ GELDİNİZ…!
- EVET, “HÜKÜM ALLAHINDIR”… FAKAT…
- VATAN BÖLÜNMEZ Mİ?
- ANA DİLDE İBADET
- KADIN, ÖRTÜNME ve BAŞÖRTÜSÜ...
- HADİS KONUSU ve UYDURMALAR
- İSLAM'a BAKIŞ AÇIMIZ...!
- MEZHEPLER KONUSU
- KURAN'da NAMAZ...
- Bizim Takım?
- ŞEFAAT KONUSU
- YARATANI TANIMAK
- İslam'ı yeniden ANLAMAK
- GÖZLÜKSÜZ BAKABİLMEK

