IŞIK İNSANLARI LUVİLER - ALEVİLER

Achilles veya Yunan mitolojisindeki ismiyle Akhilleus'u sanırız Truva filminden dolayı herkes tanımakta. Yine de tanımayanlara hatırlatalım. Achilles, Truva filminin başrol oyuncusu ve Brad Pitt tarafından canlandırılan karakter. Achilles'in ismine ve hayat hikayesine ilk olarak Helen şairi Homeros'un şiirlerinde rastlanıyor. Efsaneye göre yarı tanrı olan Achilles, Truva Savaşı'na katılıyor ve bu savaşta Truva Prensi Hektor'u öldürünce, kardeşi Paris tarafından topuğundan vurularak öldürülüyor. Avrupa mitolojisini derinden etkilemiş olan bu şahsiyet, gücü ve savaşçılığıyla tanınıyor. Hatta yine rivayete göre Büyük İskender'in de Achilles'in soyundan geldiği iddia ediliyor. Ancak biz onu daha çok Truva filmindeki "psikopat" tavırlarından tanıyoruz. Eminiz; milyonlarca sinemasever Achilles'in Hektor'u öldürdüğü sahnede; Achilles'i Yunan kültüründe yer almayan küfürlerle anmıştır.

İşte bu psikopatın Alevi tarihiyle ilgisi olabilir. Neden mi? Merakınızın anahtarı bu yazıda.

Anadolu'nun Hitit ve Öncesi Dönemine Uzanalım
Bu tartışmanın kaynağı için Anadolu'nun çok eski tarihine bakmak gerekiyor. Bugünlerde sıkça tartışılan Erdoğan Çınar'ın teorilerine uzanmak... Erdoğan Çınar; son yıllarda ortaya attığı teori ile oldukça tartışma yaratmıştı. Çınar; Anadolu'da İslamiyet'ten ve hatta tüm semavi dinlerden önce yaşayan Aleviler olduğunu iddia ediyordu. Luvi ve Paulikan ismi verilen toplulukları da buna örnek olarak gösteriyordu. Çınar'ın bir çok kitabına konu olan bu iddiası; büyük tartışma yarattı. Bazı çevreler bu iddiaları "saçma" ve "masalsı" bulurken, bazı çevreler "araştırmaya değer" olarak niteledi.Bu tarihçilerin ve din bilimcilerin işi. Lakin uzun yıllardır tartışılan bu konuyu paylaşmamız gerekiyor

Luviler Kimdir?
Erdoğan Çınar'ın kitaplarında; isim benzerliğinden, dinsel inançlara, ibadetlerden, müzik kültürüne kadar bir çok noktada Alevilerle bağ kurduğu Luvi halkı; Anadolu'da Hititler öncesinde ve devamında yaşayan halklardan bir tanesi. Her ne kadar tarih derslerinde ve tarihsel araştırmalarda yeterli ilgiyi görmese de; 20. yüzyılda yapılan arkeolojik kazılar; Anadolu'da Yunan göçünden bile önce Luvi isimli yerli bir halkın yaşadığını ortaya çıkarmıştır. Luviler'in izine ise ilk olarak Hitit kaynaklarında rastlanmıştır. Luvi dilinde yazılmış bir Hitit hiyeroglifi halen Ankara'daki Anadolu Uygarlıkları Müzesi'nde sergilenmeye devam ediyor. (Kaynak:Kayıp Yazılar ve Diller, Johannes Friedrich) Yine çeşitli araştırmalar; Yunanlıların dini inanışlarının Luvilerden etkilendiğini ortaya koyuyor. Hürriyet yazarı Mehmet Yaşin'in 31 Ocak 2004 tarihli yazısında Anadolu'nun güneyindeki Sagalossos kentinden söz edilir. Yazıda Luvi inancına mensup şehir halkının Büyük İskender'in MÖ IV. yüzyılda şehri ele geçirmesine kadar kendi inanışını sürdürmüştür. İskender'in istilasından sonra dinler arasında bir etkileşimden söz edilmektedir. Yunanlıların en büyük tanrısı Zeus ile Luvi dinindeki Tarkhunt'un benzerliği göze çarpar.

Ağlasun'daki Büyük Sır
Tarihçilerin bir Luvi şehri olduğunu kabul ettikleri Sagalossos bugün Burdur'un Ağlasun ilçesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Hatta ilçe ismini bu antik kentten alıyor. Sagalossos 8 bin yıl öncesine dayanan tarihi ile dünyanın en eski antik kentlerinden birisi olma özelliğini elinde bulunduruyor.

Bizim Gazete'nin dikkatini çeken bir iddiaya değinmek istiyoruz, tam bu noktada. Gerek Wikipedia'daki Luviler maddesinde, gerekse Alevi forumlarında Sagalossos'daki kazıdaki bir olaydan söz edilmekte. İddiaya göre kazı sırasında çok önemli bir keşif yapılarak MÖ 3500 yılına ait cesetler bulunuyor. Bu önemli keşfin de etkisiyle, kazı çalışmasına katılan Ağlasunlu işçilerin "İşte bunlar bizim atamız" şeklindeki şakasını, kazıyı yürüten Belçikalı Prof. Dr. Marc Waelkens ciddiye alıyor. Çıkan kemiklerden ve Ağlasunlu işçilerden aldığı DNA'ları Belçika'ya analiz için gönderdiğinde geri dönen sonuç şaşırtıcı oluyor. Cesetlerin ve işçilerin DNA'larında bir miktar benzerlik saptanıyor ve bu işçilerin, bu cesetlerle akrabalığı olabileceği ortaya çıkıyor. Tabi bu iddiayı doğrulamak da gerek. Bizim Gazete, kazı ekibinden herhangi birine ulaşıp iddiayı doğrulamaya çalışmadı. Zaten bu yazı da bir tür beyin jimnastiği olacağı için çok da gerek yok. Adı üzerinde bir "polemik" yazısı. Ancak iddia konusunda araştırma yapmak isterseniz Google'a Ağlasun, Luvi ve DNA kelimelerini yazarak başlayabilirsiniz.

Ağlasun'daki Aleviler
Biz, ulaştığımız bu verilerden sonra Ağlasun'da Alevi yaşayıp yaşamadığını araştırmayı uygun gördük. Ve araştırmamız sırasında 4 Ekim 1575 tarihinde Osmanlı Padişahı Sultan III. Murad'dan, Isparta Beyi'ne giden bir ferman karşımıza çıktı. Fermanın içeriğiyle ilgili şu bilgi verilmiş: "Ağlasun'da Karagöz denen Yörük taifesinden İstanbul'a yollanacak zahireler için deve istemeye giden görevliler Yörükler tarafından feci şekilde dövülüp sakatlandıkları bu kavga çıkaran kişilerin kimler olduğu bildirilmesi istenmektedir." (Kaynak: Osmanlı Belgelerinde Aleviler, Kizildelisultan.com)

Truva İle Bunların İlgisi Ne?
Yazının bu bölümüne kadar, bir polemik yazısına uygun olarak, kafa karıştırıcı ve şüphe uyandırıcı bilgiler paylaştık. Yukarıdaki verilerin doğruluğu yanlışlığı konusunda Bizim Gazete ekibinden net bilgiler verecek arkadaşımız bulunmuyor. Zaten bizim işimiz de değil. Biz sadece iddia ve bilgileri aktarmakla yetindik. Luviler ile, Ağlasunlular arasındaki akrabalığın derecesi nedir; bu akrabalık Luviler ile Alevilerin ilgisi konusunda ne kadar büyük bir delildir, şimdilik bilmiyoruz. Ancak beyin fırtınasını sürdürüyoruz.

Uzatmadan konuyu Truvalılar ile Luvilerin ilgisine getirmek istiyoruz. Bu ilginin sırrı Truva'da yapılan kazılarda ortaya çıkan bir hiyeroglifik mühre dayanıyor. Yanda resmini gördüğünüz bu mührün önemi ise Luvi dilinde olması. Bilim adamları buradan hareketle Truva (Troy) kentinde Luvi dilinin konuşulduğuna inanıyor. Bazı bilim adamları ise Etkürikslerin bir Luvi kolu olduğunu düşünmekte.

 

Luviler Alevi, Truvalılar Luvi İse...
Yukarıda kesinliği kanıtlanmamış iddialardan ortaya çıkıp bir bir varsayım üretelim. "Luviler Alevi, Truvalılar Luvi ise" dediğimiz anda, polemiğin başlığına ulaşmış oluyoruz. Truvalıların Luvi, Luvilerin de Alevi olması iddiaları doğruysa eğer; Achilles tarafından öldürülen Truva Prensi Hektor'un da Alevi olduğu sonucu ortaya çıkabilir. Eski Yunan destanlarında ve tarihsel kaynaklarda Achilles'in Hektor'un intikamını almak isteyen Truvalılar tarafından öldüğü kabul edildiğine göre; Yunan savaşçısı ve yarı tanrı Achilles'i Alevilerin öldürmüş olabileceği sonucuna ulaşılmakta.

Kaynak : Bizim Gazete

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



 

LUVİLER VE ALEVİLER

undefined
Bugün yine araştırmacı-yazar Murat Kavakı ile çok önemli bir konuyu konuştuk. Kendisi Türk tarihinin yanlışlıkları üzerinde çalışmakta. Kısa da olsa bazı ipuçları meraklı okuyucularımıza faydalı olacaktır sanırım.

Abdi Işık:-Nedir bu Luvi dili? İnternette Luvilerle Aleviler arasında bağlantı kuruluyor. Böyle bir ilgi var mıdır?
Murat Kavaklı:-Luviler, Luvi dili terimleri hakkında yerli ve yabancı bir çok tarihçi bilgiler verdiler. Emmanuel Laroche, David Hawkins, Piero Meriggi, Bilge Umar gibi. Bu bilgilere göre Luvi; ışık insanı demektir. Anadolu ve Trakya'da, Yunanistan'daki yer isimlerinin büyük çoğunluğu Luvice'dir. Hatta; İspanya'dan Çin'e, Sibirya'dan Hindistan'a Önasya ve Libya'ya kadar geniş bir coğrafyada Luvice yer adları vardır. Luvice denilen dil Pelasg topluluğuna giren toplumların dilidir.
Pelasgların Türk olduğunu daha önce söylemiştiniz.
Evet, Luvi dili; Hatti, Hitit, Lidya, Likya, Etrüsk, Urartu, Huri, Pala, Truva, Mittani, Sümer dilleri ile akraba bir dildir. Hititçe ve Luvice kelimeler; Almanca, İngilice, Fransızca, Gürcüce, Çerkezce ve Arapça gibi bir çok kelimeye bazen benzerlik gösterirler. Benzerlikler temel kelimelerdedir ve çok ilgi çekicidir.
Mesala Hititçe watar (su) kelimesi bütün Avrupa dillerinde birbirine yakındır. Kimi water, kimi waser der. Hititçe Semmas (Güneş) kelimesi Arapça şems ile aynıdır. Hititçe ninda (Ekmek) kelimesi Arapça nan ile aynıdır.
Buradan iki sonuç çıkar. 1-Bütün dillerin kaynağı bir zamanlar tek dil idi. 2-Bütün yazılı bilgiler Dünya'daa sadece Türk milletinin atalarına aittir. Hitit, Sumer, Anav gibi çok sayıda ileri medeniyetin sahipleri Türklerdir. Dünya'da medeniyeti Türkler yaymıştır.
Problem nerede?
Asıl problem şimdi başlıyor. Ege ve Akdeniz kıyılarına yakın yerlerde yaşadığı söylenen Luvilerin tarihte hiç bir devleti yok! Üstelik millet de değiller, topluluklarmış! Devleti olmayınca; ne başkenti, ne ordusu, ne büyük bir zenginliği, ne de yatırım gücü de olmaz değil mi? İşte böylesine zavallı bir topluluk nasıl oluyor da Dünya'nın her yerinde dilini kabul ettirebiliyordu?
 Gerçekten cevaplanması gereken bir soru, işin iç yüzü nedir öyleyse?
Eskiçağ tarihi ile ilgilenen yabancıların çoğu taraflı, ön yargılı olduğu için bulunan yüksek medeniyetlerin sahibi olan Türkleri sezseler bile "Türk" demiyor. Ari, Azyanik vs. diyorlar.
Öyleyse Luvi dilinin bilinmeyen bir sırrı var.
Elbette var. Biliniyor da ifade edilmek istenmiyor. Tarihçilerin masalı olan Luvi dilinin gerçek yüzü şudur : LUVİ DİLİ DENİLEN DİL, ESKİ ÇAĞLARDAKİ YAYGIN TÜRK LEHÇESİDİR. Çünkü Anadolu'da, Asya'da, Önasya'da, Avrupa'da ve her yerde rastlanan Luvi'ce kelimeler, Türklerin dolaştıkları sahalarda görülüyor. Türklerin yüzlerce, binlerce topluluğu var. Her topluluğun ağız farkı var. Mesala Rize'de Finduk, Ankara'da fındık... Yozgat'ta barnah, İstanbul'da parmak... Ne oldu şimdi? Birine Luvice, birine Sümerce, birine Likçe masal anlatıyorlar masal... <-- more -->
Taşlarda, tabletlerde yazılı olanları da tam olarak okuduklarını söyleyemiyorlar. Bunun sonucu masal okumaya gider. Yine bir örnek: "Kral Hattuşili öldü tanrı oldu." Binlerce yıl öncesinin insanı bilmiyor mu? Yaşarken, güçlü iken tanrı olmamış da ölünce mi tanrı olmuş? Burada yanlış ifade var. "Kral Hattuşili öldü, tanrıya ulaştı." (Tanrı ile birleşti, Tanrıya vardı.) şeklinde bir ifade olması gerekirdi.
Peki bizim tarihçiler ne iş yapıyorlar?
Onlar ne diyorsalar aynısını diyorlar. (Pek azını tenzih ederim.) Mutlaka bir konuda bir yabancının tasdikini arıyorlar. Bazen de yabancılardan daha da ileri gidiyorlar.
Somut bir örnek verir misiniz?
Elbette, Bilge Umar. Bir çok esere imza atmıştır. Kıymetli bilgileri vermiştir. Bütün bunların yanında Türkiye'de Tarihsel Adlar adlı eseri ile Anadolu'da ve Trakya'da Türk adını silmiştir. Hatta Afşin ve Alpagut gibi yüzde yüz Türkçe olan iki yerleşim yerininde Türklükle alakasını kopartmıştır. Bütün isimleri tanrı ve tanrıçalara maletmiştir. (masal okunmuştur.) Ekrem Akurgal gibi önemli bir isim, fevkalade kıymetli bilgilere ulaşmamızı sağlarken Hititlerde Teslis inancı olduğu yolunda dayanaklar bulmaya çalışmıştır. Hititlerin Türklüğü konusunu hiç mi hiç aklına getirmemiştir!
 
[350px-Geç_Hititler_-_tanrıya_içki_ve_kurban_sunma.jpg]

Anadolu'daki eski yer adları Türkçe midir?
Tamamen binlerce yıl öncesinin Türkçe'sidir. Bu günkü Türkçe değildir. Çünkü dil büyük hızla değişir, gelişir. Yine de bağlantıları sezebiliyoruz.
Türk tarihçileri ne yapmalılar?
Yapılacak iş Atatürk'ün başlattığı çizgiye dönmektir. Büyük önder aslında büyük tarihçidir. Tarih görüşlerinin ne kadar isabetli olduğu yeni anlaşılıyor. Mustafa Kemal ve Zeki Velidi Togan gibi tarihçilerin açtığı çığır bizi gerçek tarihimize ulaştırır.
Tam bu noktada, aynı izde somut örnek verir misiniz?
elince, bunlar içerisinde Moğollarda var. Moğollarda domuz kültürü olabiliyordu. Hititlerin Ortaasyadan geldiklerinin delilleri var. 1-Ortaasya'daki isimleri taşıyorlar. "Tokharistan yakınlarındaki Huttal ülkesinin hakimi olan Bek'ler (beyler) halis Türk sülalesidir." Zeki Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s.39 "Moğolistan'da Hıtayların hakim olduğu devirlerde Çin menbaları (kaynakları) 18 kadar aşiret sayıyorlar." (aşiret adları sayılmış. Bir tanesinin adı Hi-Ti) Togan, a.g.e.,s.67
Yukarıdaki alıntılarda Hititlerden yüzyıllar sonra bile Ortaasya'da Huttal, Hi-Ti kabileleri olduğu anlaşılıyor. Bu isimler Hatti ve Hititler diye bilinen halklara adını veren Türk kabilelerinin göç etmeyip kalanlardır. Savaş tanrısı Tarkhun olan Hititler...
 
[800px-Ruins_of_Gordion_3.JPG]
 
2-Yaşayışları, Kadınlara verdikleri haklar,demircilikleri,adil kanunları her şeyi ile Türktür bunlar.
Bir başka alıntı : "Küşan devletini kuran ve Hindlilerce Turuşka olarak isimlendirilen Ortaasya fatihleri, reisleri Kanişka'nın idaresinde Buda dinini kabul ettiler." Togan, a.g.e. s.46
Togan ; Huttal kelimesini Kut+oğul olarak açıklamıştı. Kanişka bir Türk ismi, Kaniş ise bir Hitit şehridir. Bunun gibi bir çok benzerlik tesadüf değildir.
Ankara Eskişehir yolu üzerinde Frig şehri Pessinus vardır. Pessin=Peçenek demektir. Aynı şekilde Erzurum'da Pasinler var. Her iki şehri de Peçenekler kurmuş oluyor. Antalya Gazipaşa ilçesinin eski adı Selenge, Selinti, Selinus, Selanga; Orhun alfabelerine yakın bir yerde ırmak adıdır. Türk tarihi ile bağlantı kuramayanlar eski yerleşim isimlerini Yunanca, Rumca, Ermenice Luvice, Hititçe gibi isimlendirmişlerdir.
Huttal : Kutoğul olunca bazı şeyler daha iyi anlaşılır. Türkler hakanlığın gökten tanrı tarafından kendilerine verdiğine inanırlar. Efsanelerimizde vardır. "Gökten bir top ışık indi. Işık'tan bir kız çıktı. Türk (Kahraman) o kıza aşık oldu. onunla evlendi, çocukları oldu..." gibi.
Hititlerin kanatlı güneş arması vardır. Bu arma krallık simgesidir. Destanlardaki tanrı tarafından verilen kut'u anlatmaktadır.
Abdi Işık:-Luvilerle Alevilerin bir ilgisi var mı? Aleviler de ışık insanı mıdır?
Murat Kavaklı:- Aleviler ışık insanı olmayıp da kimler ışık insanı olacaklar? Türkiye Alevileri öz be öz Türktürler. Adlarına, oymaklarına ne denirse denilsin. Türkiye'de Türklüğünü en iyi korumuş olanlar bunlardır. Neden? Çünkü bunlar yakın zamanlara kadar başka toplumlarla akrabalık bağı kurmadılar. (Belki yine de öyledir.) Adetler, gelenekler hep canlı kaldı. Binlerce yıl öncesinin Türk'ü nasıldı? diye merak edenler Alevileri araştırmalıdırlar. Oğuz Türkü'nün eşkali şu anda Türkiye'de yaşıyor. (Herkes Türk olduğunu elbette söylemelidir, söyleyebilir. Bizler diğer Türk boyları ile daha çok karışmış durumdayız.)

 
[lidya.jpg]  [250px-Hattusa.liongate.jpg]

Alevilerin ışık insanı olmaları diyorduk.
Alevilerimiz öz be öz Oğuz nesli, Türk demiştik. Oğuz Han destanında gökten inen ışık motifi Ortaasya'dan Anadolu'ya taşındı. Diğer Türklerde olmasına rağmen Luvilerde bunu iyi fark etmişler, Luviler de zaten Orta-Asya Türküdürler. Işık insanıdırlar. Aleviler gibi. Alevilerde konukseverlik, doğruluk, kadın hakları, geniş hoşgörü, vatan-millet sevgisi, cömertlik, yiğitlik... saymakla bitmez, hepsi ön sıralarda gelir. Alevileri bir cümlede şöyle özetleyebilirim : Alevi toplumu kendisine yapılan 40 kötülüğü unutur da, bir iyiliği asla unutmaz. İşte ışık insanlarının ışığı...
Özetle şunu söylüyorsunuz, Anadolu'daki yer adları binlerce yıl öncesinin Türkçesi ile anlam ifade eder, Anadolu'da Mozayik halkları yoktur. Türk milleti en az on bin yıldır buranın sahibidir.
Aynen öyle söylüyorum. Yunan,Helen, Ermeni medeniyetine ait sanılan her şey Türk milletine aittir. Çünkü bunlar kimliğini yitirmiş Türklerdir. Türklerden ayrılan milletlerdir. Antik sikkeler üzerindeki "Basileos" ibaresi de Türkçe'dir. Kelimenin kökü "Basil"dir Kral, imparator anlamında bir ünvandır. Türkler "Bassail" olarak bu adı taşımışlardır.
Sultan Sencer zamanında Şerefüzzaman Mervezi'nin yazdığı eserden alıntı yapan Togan, Şarı Türklerinin Bassail isiminde bir kabilenin reisi idaresine katıldıklarını yazmıştır. Bassail; hem reisin, hem de Türk kabilesinin adıdır. Zeki Velidi Togan, Giriş, s.144
Bassail=Bassa+il= basan, memleket zapteden, kanun koyan demektir. Aynı isim Elbasan, İlbasan, Elbas, İlbas şeklinde görülür. Basil, Basileas, Vasil, Vasal, Vasileas isimlerinin kaynağı "Bassail" Türk adıdır.
Zeki Velidi Togan ; Hiç bir konuda Türklere muallim bir millet gösterilmediğini söyler. (Kazı neticeleri sonucunda Türk medeniyeti üzerinde bir medeniyet bulunmadı.) Ayrıca yine; Türk tarihi otoritelerinden olan Togan; kitabın 210. sayfasında şunu der : "Güney ve Orta Anadolu'da antropoloji ve etnografi tetkikatı yapanlar, Türkten önceki ahalinin tipini, etnik hususiyetini korumuş bir köy, mahalle ve toplluğa tesadüf etmediklerini söylüyorlar."
Abdi Işık:-Sanırım çok faydalı bilgi elde edilmesine neden olduk. Son sözlerinizi alayım.
Murat Kavaklı:-Bir milletin milli şuura sahip olunca neler yapabileceğini görmek isteyen, İsrail'e baksın. Tarih boyunca değil imparatorluk; devletsiz ve vatansız iken uydurma bir ideal sebebiyle bu günkü seviyesi ortada. Bizler muhteşem mazimizi bir yana itmeden, aşı yerimizi unutmadan, (Bizim Türklüğümüz bir ağaç gibi ise, müslümanlık tarihimiz aşı noktamızdır.) birliğimizi bozmadan büyük hedefler seçerek, o hedeflere yürümeliyiz.

 

KAYNAK : manavlanya.com

 

Bu konuda daha fazla bilgi almak isteyenler
 

 

undefined

  

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar   

 
diren munzur
+5 # diren munzur 04-10-2012 15:02
[fv]ışık insanları luviler aleviler[/fv]
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
ismail kuday
+3 # ismail kuday 03-09-2013 23:00
[fv]Fatih'ten Atatürk'e "Hektor'un intikamını almak" Gerçekler elbet bir gün ortaya çıkacak. Ne mutlu Işık İnsanlarından biri olmak.[/fv]
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
muhsin
0 # muhsin 29-05-2014 16:04
Luviler ve AlevilerErdogan Cinar dostun kitaplarini okudum Alevileri Luvilerle ayni inanca sahip olduklarina inaniyorum biz alevilerin isik insani oldugunu erdogan hocanin kitaplarini okumadan evelde biliyor ve inaniyordum cok yerinde bir arastirma yapmis cok begendim bu kitaplari her alevinin okumasi gerektigine inaniyorum nasilki islamiyeten once aleviler yasamissa bugunde alevilerin islamiyetle bir iliskisi yoktur buna inaniyorum islamiyet alevilere yapistirilmis kocaman bir yalandir. kesinlikle Aleviler kendi inanclarini yasatmali ,Aleviler ibadetlerinde cok buyuk baskilara ugrayarak hem isimlerini Hemde ibadet bicimlerini degistirmislers ede bugun dunyanin bir cok yerinde Aleviler yasiyor farkli ulkelerde farkli dillerde ama bunlarin bir sekilde bir araya gelip ibadet bicimleri hakinda kulturel alisverisinde bulunup aleviligin özune yeniden dönebilirler diye dusunuyorum Bunun kolay olmadigini biliyorum ama bunu bir sekilde alevileri kabuetirmek lazim
su konuyu cok merak ediyorum Erdogan Cinar hocanin bu bilgilerini tv yada basin yoluyla haka ulastirilamazmi bugun alevilik adiyla yapilan inadetler islamiyerle birlestirilip ibadet ediliyor bu bana cok komik geliyor ben real karnasyolizime inanan bir kisiyim suna eminim alevilerde kesinlikle hak vardir cunku biz aleviler isik insanlari -hak dostu olarak isimlendiriliyo ruz ve oyleyiz ibadetlerde islam-arap sentezli bir dil ile ibadet edilmesi cok komik
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
Telif hakkı©2011 Metin YILMAZ www.kutsalkitaplar.net Bu sitenin bütün hakları saklıdır.
 
Kutsalkitaplar.net sitesinde bulunan bize ait makaleler ve e-kitaplar (A'dan Z'ye Kitabı Mukaddes) yazarın izni alınmadan ticari amaçla kullanılamaz. Ticari amaç taşımayan kullanım, yazarın ve sitenin kimliği belirtilerek kullanılabilir. kutsalkitaplar.net sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kisişel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
 
 
 
 
Tekrar kullanım:
Bu sitede bulunan bize ait makaleler, kopyelenip ücret ödemeksizin aşağıdaki şartlara uyup kullanılabilir.
(1) - Kesinlikle ücret talep edilmeyecek.
(2) - Makalelere herhangi bir yazı eklenmeyip, çıkarılmayacak. Websitenizde en az harf büyüklüğü 10pt kullanılacak
Sitemizde yer alan yazılar ve haberler kaynak URL belirtilerek kullanılabilir. 
Not:Yukarıda bahsettiğimiz bu şartlar bize ait olmayan makaleler için geçerli değildir.