Parapisikoloji:. PSİ VE RUSYADAKİ DURUMU
- Mekale Detayları:
- Kategori: Parapisikoloji
- Oluşturulma tarihi: Cuma, 10 Haziran 2011 00:54
- Son günceleme: Pazar, 04 Eylül 2011 13:26
- Yayın tarihi: Cuma, 10 Haziran 2011 00:54
- Makale Yazarı: Bu makale İnternetten alınmışdır, sayfa altında referansı verilen,
- Gösterim: 46
Alexander I. Kopytin
Son birkaç yıl içinde Rusya’da gözlemlenen çok önemli ve çarpıcı değişimler arasında “psi patlaması” yer almaktadır. Sovyetler Birliği’ndeki gizli psi araştırma programları üzerindeki perdelerin açılması 70’lerde başlamasına rağmen, “psişik kudretlerinizi ortaya çıkarın” hareketinin böylesine kitlesel bir harekete dönüşebileceğini hiç kimse tahmin etmiyordu. Günümüzde Rusya’da binlerce kişi, yağmurdan sonra açan sonbahar mantarları gibi, çeşitli gruplar halinde psişik yeteneklerini geliştirmeye çalışıyor. Sertifikalı PK (psikokinezi) ya da DDA “uygulayıcısı”, falcı ve şifacı olmak için çocuklar ve yaşlılar bile kısa dönemli kurslara devam etmektedir. Ve gerçekten de psişik yeteneklere sahip birçok insan gün ışığına çıkartılmış durumda.
Bu durum, Rusların sahip olduğu psişik potansiyelin, yeni özgürlüklerin etkisi altında ortaya çıkışı olarak görülebilir. Ancak Rusya’daki psi patlaması karmaşık bir olgu görünümünde ve bunun da birkaç sebebi var. Olayı anlamlı hale getiren de zaten bu sebeplerdir. Bunları iki ana başlık altında toplayabiliriz:
1) Gizli bir din olarak ve insanların, ideolojik ve ahlaki gerilimlerle başa çıkma girişimlerinin bir yansıması olarak psi.
Rusya’daki “popüler parapsikoloji”, komünist ideoloji ve ahlakındaki gücün azalmasıyla doğru orantılı olarak bir kitle hareketi halinde yükseldi. Bu yüzden parapsikoloji, günümüz Rusyasının kaybolmuş değerlerinin yerini almaya başlamaktadır. Geleneksel değerlerin kaybıyla birlikte, değişimlerin hızlanması ve dışsal realitelerin geçiciliği Rusların, engellenmiş psişeleri için birleştirici bir merkez aramalarını gerekli hale getirmiştir. Ve gerçekten de birçok insan bunu popüler pside bulmuşlardır. Çünkü onların daha iyi bir insan olma düşlerini bir dereceye kadar karşılamaktadır. Ayrıca hayatları boyunca karşılaştıkları zorlukların bir ödülü olarak da hizmet görmektedir.
Bu durum genelde modernliğin, özelde ise komünist dönem sonrasının bir işaretidir. Batılı birçok gözlemcinin ifade ettiği gibi, modernlik yeni bir sosyal karakteri açığa çıkarmıştır ki buna genellikle “psikolojik insan” adı verilmektedir. Dahası, ortaya çıkan belirtilerden biri de otoritelere ya da geleneklere olan saygının azalması ve daha büyük bir bireysellik duygusudur. Geçmişle şimdinin sosyal düzeniyle olan bağını sürdüren modern insanın kendi kendine yeterli olması onun her ikisiyle olan ilişkisini sürdürmesini sağlamaktadır. Ancak herhangi bir teslimiyet ya da bağlılık içinde olmadan. Kişisel kimlik ile sosyal düzen arasında herhangi bir sabit, birlikte çalışan bağlantı yok. Ortaya çıkan şey ise içsel genişliğin algılanmasıdır. “Psikolojik insan” dış dünyada yaşadığı tecrübelerine ait içsel boyutlarını sadece içsel psikolojik gücünün genişlemesiyle organize edebilir. Komünist dönemi sonrası Rus insanının çoğu “psikolojik insan” olmanın karakteristik özelliklerini taşıyor gibidir. Artık ne sosyal otoritelere güveniyor, ne de Ortodoks dininin dogmalarından tatmin oluyorlar. Birçoğu, ahlaksal davranışları için tek temel ölçüt olarak iç uzaylarını genişletmekle ve kişisel tecrübelerini zenginleştirmekle meşguller. Bu tecrübeler arasında normalüstü ve psişik olanları da yer alıyor. Komünizm sonrası dönemin iç psikolojik bunalımı yeni bir düşünce şeklinin çıkışıyla çözülme yolunda. Bu düşünce tarzı tümüyle ne bilimseldir ne de tümüyle dinseldir. Bu tarz, gizli dinsellik görünümü taşımaktadır. Yani psişik yetenekler dahil, insanlığın zengin içsel potansiyeline (doğal ya da doğa üstü) inanmaktır. Modern insanın, kendi özündeki psişik niteliklerini keşfetme isteği, psişik yetenekleri, yetenekli birkaç kişiye özgü olarak değil, her insanın doğal, ancak geliştirilmemiş bir yetenek olarak kabul etmekten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden kendi doğal psişik temelini araştırmaya yönelenlerin sayısı gittikçe artmaktadır. Böyle bir durumu, ortalığı kasıp kavuran değişimler altında yaptıkları dünyasal ve içsel tecrübeleri ortak bir noktaya getirme fırsatı olarak görmektedirler.
2) Fiziksel ve psikolojik yaşam aracı olarak psi.
Özneye bağlı olarak (kişi ya da tüm toplum), bu sorunun iki yönü vardır.
Modern parapsikolojide, günlük yaşamda kullanılan biçimiyle psinin, organizmanın belirli ihtiyaçlarını karşıladığına dair bir kanı vardır. Bu fikir Darwin teorilerinin çağdaş yorumuna benziyor. Bu yoruma göre, psi, organizmanın yaşamını sağlayan ve genleri sonraki nesle aktaran (biyolojiye ve psikolojiye) yardımcı bir mekanizma olarak kabul edilebilir. Bu demektir ki hem normal durumlarda, hem de organizmanın sağlığını bir şeyler tehdit ettiği zaman psi, o organizmaya yardım etmektedir.
Konu toplum olduğunda, bu, düşünen insan için özellikle önem taşımaktadır. Çünkü insan toplumunda psikolojik rekabet kaba fizik rekabetin yerini almış durumdadır. Psi şiddet dolu olmayan, yıkıcı olmayan bir rekabet biçimi olarak hizmet görmektedir.
Psinin, hayati ihtiyaçlara nasıl hizmet edebileceğini açıklamaya çalışan R. Stanford, onun, bir öznenin ihtiyaçları ile “rasgele olay üretici” arasında belirli bir uyumluluğu sağladığını öne sürmektedir. “Rasgele olay üretici” ya başka birinin beyni ya da belirli bir ölçüde rasgeleliğe sahip yaşam şartları olabilir.
Ancak yine de, bir olayın sonunda böylesine bir etki yaratmak amacıyla, organizma, psi uygulamasının organizmaya yararlı olacağı, ciddi sonuçlara sahip bu şartları tanımak zorundadır. Diğer yandan organizma, psiye hiç ihtiyaç olmadığı zamanı da bilecektir. Öyle görünüyor ki, eğer o şekliyle ifade edilebilirse, bu amaca sahip psi uygulaması “marjinal durumlarda” daha etkili olabilecektir. Burada, eşit ölçüde öneme sahip iki ya da daha fazla rakip faktörün önceden belirlemiş olduğu durumları anlatmak istiyorum. Örneğin zihinsel işleyişi ele aldığımızda bu, karar vermek olabilir. Zihinsel faaliyet ve sosyal davranışların rasgele karakteri birçok yeni ya da olağanüstü durumlarda da artabilir. Özellikle, geleneksel kural ve düzenlerin yanında, insanların bir olayın sonucu hakkında önceden belirlenmiş beklentileri etkisini kaybettiği zamanlar. Bu açıdan bakıldığında, Rusya’daki durum “marjinal” olarak nitelendirilebilir. Değişimlerin hızlanması, dış realiteye ait geçiş dönemi karakteri ve devletin, çok sayıda ekonomik ve siyasi işlemler üzerindeki kontrolünü kaybetmesi halkın zihinsel hareket tarzında çok açık bir değişim yaratmaktadır. Zihinsel düzeydeki bu değişimin sonuçlarından biri psi kapasitesinin faaliyete geçirilmesidir.
Belirli toplumsal değişimlerin, beraberinde normalüstü ve psişik fenomenlerin ortaya çıkmasını da getirdiğini farz etmek çok fazla spekülatif olabilir. Ancak yine de tarih, toplumsal olayların ve bir sosyal organizasyon ilkesinden başka bir ilkeye geçişlerin, insanların günlük yaşamlarında doğaüstü görünümlerin ortaya çıkmasına yol açtığını gösteren örneklerle doludur.
Organizmanın ya da genlerin yaşamını sürdürmesinde psinin rolü hakkındaki fikre gösterilen ciddi itirazlar, psiyi biyolojik organizmayla ve onun beyinsel işlemleriyle birlikte tanımlama eğiliminden kaynaklanmaktadır. Bu, Darwinci teorilerin normal bir uzantısıdır. Ancak birçok psişik sonuç, organizmalar ile çevreleri arasındaki etkileşim biçimlerinin, biyolojik duyuları harekete geçiren mekanizmaların sınırlarının ötesine geçtiğini göstermektedir. Bu sonuçlar ayrıca şuur niteliklerinin, şuuru organizma ve onun beyni ile eşit sayan benzerlik hipotezine uymadığını ortaya koymaktadır. Psiyi ele alan çağdaş Darwinci yorumlar, şuuru ruhsal yüksekliklere fırlatan çok geniş açılı fikirlere uymamaktadır.
Ancak ne olursa olsun, yaşayan organizmalarda psinin aktif rolüne dair getirilen Darwinci fikirler ile şuur üzerindeki indirgeyici olmayan (bir olgunun sebebini yavaş yavaş indirgeyerek belirli bir temele oturtmayan) görüşler arasında bir uzlaşma bulunmaktadır. Bu uzlaşma insanın, sadece maddi bir bedenden oluşmadığını, aynı zamanda onun biyoelektromanyetik bir yapıya da sahip olduğunu farz eden varsayım üzerindedir. Bizler insanın süptil yapısının henüz başındayız. İnsanın tamamen maddi görüntüye dayalı bir canlı olması düşüncesi eninde sonunda başka bir düşünceye yol açacaktır. Bu düşünce ise, hayatın bilmecelerinden biri olarak, insanın şiddet dolu olmayan, yıkıcı olmayan bir şekilde yaşamasının zorunluluğu ve aciliyetidir.
The Scientific and Medical Network, Nisan 1993
kaynak:
http://www.parapsikoloji-tr.org/makaleler/yazilar/par16.html
Anlatılmayan Hristiyanlık
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Karadenizli Temelin Hristiyan Misyonerle Teması
- YA KUTSAL KİTAP YA KURAN! Yoksa ikisi de doğru olabilir mi !!?
- ...... ... Kitabı Mukaddes Allah-ı Teala tarafındanmı gönderilmiştir?
- Hristiyanlık
- İsa'dan sonraki peygamber...
- Kimler Rab'bin topluluğuna katılabilir?
- ...... ... Tanrı ve İsa herkesin kurtulmasını istemiyor !!!
- ...... Hıristiyanlığın Tarihi
- ...... ... ... Galileo GALILEI
- ...... ... ... ... Kutsal Kitaptan tepsi gibi bir Dünya inancı !!!
- ...... ... '' Kalıtsal Günah '' Mirasımız varmı?
Son Eklenenler ...
- ZİHİNLERİ ESİR ALINANLAR: GÜDÜLENLER
- İsrail İran’ı Bu Yıl Vuracak – Ronen Bergman
- Ayın Bilinmeyen Yüzü
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Zazaca Kürtçe değildir
- Yahudi Türk İmparatorluğu
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Türkiye Üzerindeki Uçan Daireler
- İncil Yazarları Hz. İsa'nın Hayatına Şahit Olmamışlardı
- Barnabas İncili Genel Bilgi
- islam ve Kuran: YORUMLAMALAR
- Tarihten Alıntılar: Sibirya’dan Hakkariye Taştaki Türkler
- Tarihten Alıntılar: El-Harezmi ve Çalınan Türk Tarihi
İsmail HÜSEYİNOĞLU - Analiz ve YORUM
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP (2)
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP
- SAYFAMIZA HOŞ GELDİNİZ…!
- EVET, “HÜKÜM ALLAHINDIR”… FAKAT…
- VATAN BÖLÜNMEZ Mİ?
- ANA DİLDE İBADET
- KADIN, ÖRTÜNME ve BAŞÖRTÜSÜ...
- HADİS KONUSU ve UYDURMALAR
- İSLAM'a BAKIŞ AÇIMIZ...!
- MEZHEPLER KONUSU
- KURAN'da NAMAZ...
- Bizim Takım?
- ŞEFAAT KONUSU
- YARATANI TANIMAK
- İslam'ı yeniden ANLAMAK
- GÖZLÜKSÜZ BAKABİLMEK

