DEVLETE KAFA TUTUYOR

 

Kendisini sürekli olarak “Ekümenik” Patrik ilan eden Bartholomeos'un, TC yasalarına göre kendisine böyle bir unvan verilmediği halde kimseden çekinmeyerek “Ekümenik” sıfatını kullanması gayri yasal bir davranıştır. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve yasalarını hiçe saymak anlamındadır. 

Başpapaz “Dünyada herkes bizi kabul ediyor” demektedir. Bu da yalan. Seni dünyaya kabul ettirmeye çalışan ABD ve İsrail'dir. Bunun nedeni de Patrikhane aracılığıyla kendi borularını öttürmek istemeleridir 
 

Cumhuriyet Devleti'nde Patrik Ekümenik olamaz 
Hilafet Devleti'nde değil, Cumhuriyet Devleti'nde yaşadığımızı belirten araştırmacı-yazar Aytunç Altındal, Patriğin ‘Ekümenik' sıfatının Halifelik döneminde kaldığını söyledi. 

Kendisini “Ekümenik” (Evrensel) Patrik ilan eden, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Bartholomeos'a Aytunç Altındal'ın cevabı sert oldu. “Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir” diyen Altındal, “Osmanlı'da değiliz. Osmanlı'da olsaydık bir Halife gerekiyordu. Şimdi Halifelik kalktığına göre hâlâ kendisini Ekümenik olarak görebilmesi mümkün değildir. Bugün böyle bir statü geçerli değildir. Kaldı ki bunun böyle olamayacağı Başbakanlık tezkerelerinde de mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Patrik Ekümenik olamaz” şeklinde konuştu. Bu kez Altındal' la Ekümenikliğin serüvenini inceledik...


* Ekümeniklik kavramına Hükümet ne diyor? 
Geçen sene Emin Şirin ile konuşup, konuyu TBMM'ye getirdik. Başbakan tarafından da Fener Rum Patrikhanesi'ne bir mektup yollandı. Bu mektubun tarihi de 03.12.2004'tür. Soru da şuydu; Ekümenik kavramından Patrik ve Patrikhane ne anlıyor? Bunu bize anlatın. Bunun üzerine de Metropolit Teoliptos imzalı bir resmi hukuki mütalaa gönderildi TBMM'ye gelen, kendilerinin yazdıkları mütalaaya göre Ekümenik denildiğinde ne anlaşıldığını okuyorum; “Ekümeninin karşılığını Ümmet şeklinde ifade edebiliriz.” Bu çok önemli bir ifadedir. Böylece belki de Ekümenik tabiri, başlangıçta Hıristiyan Ümmetinin tümünü kapsamına alan manevi otorite anlamını ifade ediyordu. Şimdi bakıyoruz, adam diyor ki, Ekümenik kavramı bir Ümmet kavramıyla açıklanabilir. Bir, Türkiye'de “Ümmetçilik” yasak. Her şeyden önce laik bir Devlet. Eğer bir Müslüman kalkıp, “Ümmetçilik” yaparsa, o Müslüman grubun lideri veya taraftarları Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre yargılanırlar ve cezaevine konulurlar. Papaz diyor ki “Efendim Lozan'ı Türkler ihlal ediyorlar” Esas Lozan'ın ihlali “Ekümenik” kavramının “Ümmet” olduğunu söyleyen Patrikhane tarafından kasten ve bilinerek ihlal ediliyor. Çünkü Lozan'da Ümmet yok, Millet vardır. Lozan Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir Millet olduğu kabul ettirilmiş olan bir belgedir. İkinci husus, Türkiye'deki “Gayrimüslimler” Ümmet değil “Azınlık” statüsündedirler. Resmi olarak azınlık statüsündedirler. Bu azınlık statüsündeki grup Ümmet diye kendilerini Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlarsa o zaman Türkiye'deki Milletin parçalanması anlamına gelir. Bu da çok tehlikeli bir oyundur.


* Papa Benedictus da Bartholomeos'a göndermiş olduğu mesajında “ Ekümenik” sıfatını kullandı.
Ekümenizm hareketi kiliseler arası bir birliktir. Yani kiliseleri tekrar aynı grubun içinde birlikte çalışmaya hazırlamak için yapılmış olan bir olaydır. Sonrasında 1965'ten itibaren Ekümenizm hareketi başlatıldı ve kiliseler arası diyalog adı altında sürdü. Geçmişte toplanmış olan 7 tane Ekümenik konsil var. Sonradan yapılan konsillerin, din meclislerinin sadece ilk yedi tanesini Vatikan kabul etmektedir. Sonrakilerin hiç birini kabul etmemektedir. İlk yedi konsil Hıristiyanlık aleminde belirleyici konsiller oldukları için, işte önemli nokta burada, papazın kendisi değil Konsiller Ekümenik'tir. 
Yani toplanan Konsilin adı Ekümenik'tir. Neden? Çünkü Hıristiyanlığın içindeki bütün mezheplerin temsilcileri bir araya gelmiş ve görüşlerini belirtmişlerdir. Onların bir araya gelmelerini sağlayan İstanbul Fener Kilisesi olmuştur. Geçmişte VIII'nci yüzyılda. O zaman Fener Rum Patrikhanesi yok ortada. Bu iş zaten o zaman bitmiştir. 1453'e gelindiğinde Papa ve Vatikan, bugünkü Fener Rum Patrikliğini değil toplanmış olan konsilleri Ekümenik kabul etmektedir. Dolayısıyladır ki bu ekümenik, toplanmış olan bu Ekümenik Konsillerin baş temsilcisi olduğu için Papa kendisine Ekümenik demektedir. Yoksa Ümmetin, Hıristiyan ümmetinin başı olan, Ekümenik olan Patrik demiyor. Tarihe baktığımızda Hıristiyanlığın temeliyle ilgili kararlar alınırken, o zaman 
İstanbul'da kilise yoktu. Patrikhane diye bir olay yoktur. İstanbul'daki Patrikhane'nin kuruluşu 325 yılında toplanan İznik konsilinden 60 yıl sonra 381 yılındadır.


* Patrikhane aslında bir kilise mi? 
Burası bir kilise. Buraya Patrikhane demekle bile biz büyük değer atfediyoruz. Buraya Rum Ortodoks Kilisesi diye hitap edilmesi gerekir. Buraya bir örnek verecek olursak; Papa deniliyor. Ancak resmi sıfatı, resmi bir evrak yazacağı zaman Roma Başpiskoposu'dur. Papa gündelik olarak kullanılan bir kelimedir. Bartholomeos da öyledir. Ortodoks kilisesinin başpiskoposudur. Başpapazdır yani. Ancak yaptığı yazışmalarda Ekümenik diye yapmaktadır.


* Sıfatı Fatih vermedi mi? 
Patrikhane'nin papazı diyor ki efendim bize Ekümeniklik sıfatını Fatih verdi. Bu da yalan. Fatih Sultan Mehmet'in bunlara Ekümeniklik diye bir sıfatı verdiği yok. Verdiği sıfat “Etnark”tır. Bunun anlamı da Millet başıdır. Bu çok önemli bir kavramdır. Çünkü Fatih'le birlikte Millet kavramı dünya literatürüne girdi. Bugün bile Osmanlı sistemi için batı'da Milles sistemi” denilmektedir. Patrik'e Ekümenik olma hakkını veren ise Fatih değil Yavuz Sultan Selim'dir. Yani Fatih'ten yaklaşık 70 yıl sonra Yavuz Sultan “Halife” olunca, “ben Halife oldum” onun için bu kiliseyi de Ekümenik yaptım diyor. Kendisi Halife olmadan bir Osmanlı sultanının kalkıp buraya Ekümenik vermesi söz konusu değildi. 

 
Davetiyedeki hitap da aynıydı 
İki yıl önce Aytunç Altındal'a, Vatikan Büyükelçiliği'nden gelen, Türkçe- Fransızca olarak kaleme alınan davetiye, Patriğin kimlerle ilişki içinde olduğunu ve desteği kimlerden aldığını açıkça gösteriyordu. Davetiyede aynen şöyle yazmaktaydı: “Papa II. Jean Paul Hazretlerinin kutsal görevine seçilişinin XXV. Yıldönümü dolayısıyla Vatikan Büyükelçisi Monsenyör Edmond Farhat, Sayın........................'den Ekümenik Patrik I. Bartholomeos'un vereceği “II. Jean-Paul Barış Hizmetinde” konulu konferansa ve akabinde ki resepsiyona teşrifleriyle onurlandırmalarını rica eder. Konferans: 17 Haziran 2003 Salı Günü Saat 17.30'da Saint-Esprit Katedralinde (Harbiye Cumhuriyet Cad.205 Radyo Evi Karşısı) Resepsiyon: Vatikan Büyükelçiliği İstanbul temsilciliği bahçesinde saat 18.30–20.00 arasında verilecektir. Olay davetiyenin kamuoyu tarafından öğrenilmesinin ardından harekete geçen Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık Müsteşarı Fikret Üçcan imzası ile tüm kamu personeline yaptığı duyurusunda ; “Fener Rum Patrikhanesi'nin Lozan Anlaşması müzakereleri sırasında taraflarca bir nevi mutabakat şeklinde kabul olunan statüsüne göre Fener Rum Patrikhanesi'nin yetkileri İstanbul'daki Rum Ortodoks azınlığın dinî ve ruhani hizmetlerini yerine getirmekle sınırlıdır. Bir Türk müessesesi olan patrikhanenin Ekümenlik (cihanşümul, evrensel, dünya çapında) olduğunu iddia etmesi ve bu sıfatı kullanması, ülkemiz tarafından kabul edilmemektedir.” denilmekteydi. 

 
Patrik efendi çok bekler 
TÜRKİYE Cumhuriyeti Devleti, Hilafet Devlet'i değildir. Buna rağmen adam kalkıp Hıristiyan Ümmetininin temsilcisi olduğunu söyleyebiliyor. Bunu bir Müslüman söylese içeri atarlar. Diyor ki ben “Ekümenik Patriğim.” Halife yok, Şeyhülislam yok, Şeriat Mahkemesi yok. Bunlar yeniden olursa eğer; bu adama da “ Evet Patrik efendi sen artık Ekümenik'sin” denir. Bunu ancak böyle bir devlet diyebilir. Diyor ki Türkler bunu yapıyor, Türkler Lozan'ı ihlal ediyor. İyi güzel de Türkler ihlal ediyor derken kendisi de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. İkincisi Lozan ihlali de söz konusu değil. Çünkü okulu kapatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil. Bugün bile bir Türk Müdür orada halen görev yapmaktadır. Okulun İlahiyat Fakültesi mi yoksa Yüksek Okul statüsü mü olduğu belirsiz. Ne olduğu belli değil. Önce bu okulun statüsünün belirlenmesi gerekiyor ki yeniden eğitime açılabilsin. Üçüncü husus, diyor ki “Biz Türkiye'de 3 Bin Rum nüfus kaldık. Biz kendi din adamlarımızı yetiştiremiyoruz. “Ondan sonra da daha önce defalarca anlattığımız bir olayı bu defa Patrik kendisi de telaffuz ediyor. Diyor ki ”Bu okuldan yetişen kişinin illaki din adamı olması demek değildir.” mühendis olan da var başka işlere girenler de var. Doğrudur Bu okuldan mezun olunmakla “papaz” olunmaz. Nitekim kendisi de yılarca bu okulda okuduktan sonra Roma'da eğitim gördü. Dolayısıyla Bartholomeos'un sözleri bir palavradan ibaret. 
 


Putin papazı takmadı! 
VATİKAN yönetimi, TC. ile yaptığı ikili anlaşmalara göre Bartholomeos'un “Ekümenik Patrik” unvanını kullanamayacağını bildiği halde niye bu şekilde davrandı ve davranıyor? 
Rus Ortodoks Kilisesi'nin lideri Patrik II. Aleksey, Papa II. Jean Paul'un Rusya topraklarına girmesini 2003 yılının başlarında yasaklamıştır. Bunun sebebi maddi çıkarlarla ilgilidir. Vatikan'ın artan kilise vergileri yüzünden Avrupa'da kaybettiği 30 Milyon kadar Vatikan bağlısı Hıristiyan'ı Rusya'dan kazanmaya çalışmasıdır. Rusya topraklarındaki Ortodokslar arasında ‘Sizler aslen Katoliksiniz' diyerek misyonerlik faaliyetlerinde bulunması ve buradan elde edeceği vergilerle boşalan kasalarını doldurmak istemesidir. 
Bu yasaklamanın ardından, İstanbul'daki Rum Ortodoksların lideri, Patrik Bartholomeos'u ‘Dünya Ortodokslarının Lideri' ilan ederek Rusya'ya karşı kullanmak istemektedir. Bu şekilde TC'nin bir kurumu olan Patrikhane vasıtasıyla her geçen gün gelişmekte olan Türkiye ile Rusya arasındaki ticari, kültürel ve askeri ilişkilere darbe vurulmuş olacaktır.” 

 

ELİNİ BİLE ÖPMEDİ 
Dünyanın en büyük Ortodoks Devleti Rusya'dır. 260 milyonluk Ortodoksluk aleminde Rusya'da 223 milyon Ortodoks var. Bunların siyasi lideri de Viladimir Putin'dir. Putin Türkiye'ye geldiğinde kendisine Patriği, Ekümenik Patriği ziyaret edip elini öpüp öpmeyeceği soruldu. Verdiği cevap aynen şöyle olmuştu; “O da kim? Ben böyle birini tanımıyorum. Böyle Ekümeniklik filan diye bir hadise yoktur.” dedi. 


ABD VE İSRAİL'İN OYUNU 
Şimdi Başpapaz kalkıp “Dünyada herkes bizi kabul ediyor” demektedir. Bu da yalan. Dünyada seni ekümenik kabul ettirmeye çalışan ABD ve İsrail var. Bunlar bunu dünyaya yutturmak istiyorlar. Bunun nedeni de Ortodoks aleminde Fener Rum Patrikhanesinin aracılığı ile ABD ve İsrail'in borusunun öttürülmek istenmesidir. Tamamen kullanılan ve ABD tararından kullanılan bir araç durumundadır. Bunun ötesinde Patrikhanenin kendisine bir takım şeyleri atfetmesi kabul edilemez.

 

kaynak: http://www.aytuncaltindal.com/basin.htm

Powered by Bullraider.com
 
Telif hakkı©2011 Metin YILMAZ www.kutsalkitaplar.net Bu sitenin bütün hakları saklıdır.
 
Kutsalkitaplar.net sitesinde bulunan bize ait makaleler ve e-kitaplar (A'dan Z'ye Kitabı Mukaddes) yazarın izni alınmadan ticari amaçla kullanılamaz. Ticari amaç taşımayan kullanım, yazarın ve sitenin kimliği belirtilerek kullanılabilir. kutsalkitaplar.net sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kisişel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
 
 
 
 
Tekrar kullanım:
Bu sitede bulunan bize ait makaleler, kopyelenip ücret ödemeksizin aşağıdaki şartlara uyup kullanılabilir.
(1) - Kesinlikle ücret talep edilmeyecek.
(2) - Makalelere herhangi bir yazı eklenmeyip, çıkarılmayacak. Websitenizde en az harf büyüklüğü 10pt kullanılacak
Sitemizde yer alan yazılar ve haberler kaynak URL belirtilerek kullanılabilir. 
Not:Yukarıda bahsettiğimiz bu şartlar bize ait olmayan makaleler için geçerli değildir.