'' Atatürk''ün vasiyetini saklamayın ''

 


Atatürk 50 yıl sonra açıklanmak üzere bir vasiyet bıraktı mı bırakmadı mı? Bu vasiyette hilafete dair bir projesi var mıydı yok muydu? Devletin gizli belgelerine vakıf kimi devlet adamları bunu kabul ederken kimisi red ediyor. İddiayı ortaya atan araştırmacı-yazar Aytunç Altındal ise hala kararlı...

Atatürk'ün gizli ve açıklanmayan bir vasiyeti olduğu geçen hafta Türkiye'nin gündemine geldi. İddiaların sahibi yazar Aytunç Altındal'dı ve bu görüşünü 1981 yılında yazdığı bir kitapla ilk kez ülke gündemine taşımıştı. İddiaya göre Atatürk, ölümünden 50 yıl sonra açıklanmak üzere bir vasiyet bırakmıştı ve 400 sayfadan oluşan bu vasiyet genç Türkiye Cumhuriyeti'ne ilişkin siyasi, toplumsal ve tarihsel görüşleri içeriyordu. Vasiyette bulunduğu iddia edilen en çarpıcı nokta ise Mustafa Kemal Paşa'nın İslam devletlerinin oluşturacağı bir konsey aracılığıyla hilafet müessesesinin yeniden oluşturulması görüşüydü. Altındal'a göre 1988 de dolan bu süre vasiyeti okuyan Kenan Evren tarafından, toplumun bu görüşlere açık olmadığı gerekçesiyle açıklanmamış ve üzerine bir 25 yıllık daha yasak konmuştu. Kenan Evren bu iddiaları kesin olarak reddetti. İddialar üzerine İstanbul Bağımsız Milletvekili Emin Şirin, TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi verdi ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yanıtlamasını istedi. Bakan Çiçek, böyle gizli ve yasaklı vasiyet bulunmadığını, Ziraat Bankası'ndan getirtilen kasalara konulan belge ve eşyaların 1964 yılında Genelkurmay Başkanlığı Harp Dairesi ile Milli Eğitim Bakanlığı'na usulüne uygun şekilde devir ve teslim edildiğini açıkladı. Altındal ise “ben belgelerin usulüne uygun olarak devredilip edilmediğini sormuyorum: bu belgeler niye açıklanmıyor diye soruyorum.” diyor . Atatürk'ün siyasal, toplumsal ve tarihsel tasavvurlarını içeren belgelerin 1988 de Kenan Evren' e geldiğini Hereke Hakimi Nurullah Aydın tarafından tutulan zapta göre de Evren' in evrakların bazılarını açıkladığını, kalanın üzerine de 25 yıl daha yasak koyduğunu savunan Altındal, 1989-1990 yıllarında Sabah Gazetesi' nde bunların defalarca yazıldığını, Nurullah Aydın' ın yazdığı raporun da yayımlandığını hatırlatıyor.

1958' de Menderes' in de bu vasiyeti okuduğunu ve bir konuşmasında halka “İsteseniz siz hilafeti de getirirsiniz” dediğini vurgulayan Altındal “ neden bunu söylüyor? Söylemesinden bir süre sonra 27 Mayıs darbesi oluyor ve idam ediliyor. Bunlar durup dururken söylenmiş,yapılmış şeyler değil... Emin Şirin “Aytunç Altındal bunu neden ortaya attı” diyor. Anlatayım...”

İngiliz diplomata dikkat

“6 Kasım 2004'te İngiltere Dışişleri Bakanlığından ve istihbaratından üst düzey bir diplomat Türkiye'ye sürpriz bir ziyaret yaptı, bazı temaslarda bulundu, Abdullah Gül' le de görüştü ve bir açıklama yaptı: 'İslam aleminin artık bir halifeye ihtiyacı vardır ve Türkiye de buna öncelik etmelidir.'dedi.

10 Kasım 2004 te, 4 gün sonra ben de bunu Akşam Gazetesi'nde “Atatürk'ün vasiyeti içinde bir hilafet projesi var mıydı” şeklinde anlattım.Mustafa Kemal Paşa'nın genç Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili tasavvurları var; bunlar Ziraat Bankası'nda bir kasada saklanıyordu.Kasım 2004'te sorduğum zaman Evren'in cevabı şu oldu: “Öyle bir gizli vasiyet yok; fakat belgeler var, ben bu belgeleri okudum, yayımlanması gerekenler yayımlandı, olmayanlar kaldırıldı.Öyle mühim bir şey yok,Mustafa Kemel Paşa Fransız bir gazeteci ile bir gece geçirmiş, onları yazmış.” SKY TV'dekendisine cevaben “sayın Evren okadar belge okumuş, aklında kala kala sadece bu kalmış, şaşırmadım, kendiside çıplak kadın meraklısı bir ressam oldu başımıza” dedim.

Sonra Emin Şirin konuyu Meclis'e getirdi, Adalet Bakanı Cemil Çiçek yazılı olarak cevapladı.Bakan “Bu belgeler 1934 yılında askeri arşive ve Milli Eğitim Bakanlığı'na usulüne uygun olarak devredilmiştir” diyor.Ben bu belgelerin usulüne uygun olarak devredilip devredilmediğini sormuyorum; bu belgeler niye açıklanmıyor diye soruyorum.Dolayısıyla soru “O belgelerde ne var?” Diyorlar ki “Belgelerin üzerinde 50 yıllık yasak yok, askere devredilmiş bilgilerin açıklanması gerekir, Bakan bilgilerin usulüne uygun olarak devredildiği konusunda bilgi veriyor, belgelerin ne olduğu konusunda bilgi vermiyor.Muhtemeldir ki bu bilgiler Ziraat Bankası kasasında saklıdır; bu belgeler açıklansın.Bu çok önemli neden önemli?

 

“ABD ve İngiltere'nin hilafet projesi engellenmeli”

Çünkü ABD'nin ve İngiltere'nin bir hilafet projesi var ve şu anda da Türkiye'de kendisinin halife olabileceği düşüncesinde insanlar var, bir tanesi de Amerika'da bunların... Mustafa Kemal Paşa'nın Nutuk'ta da yer alan bir tasavvuru var.Diyor ki “Günümüzde (1920'lerden söz ediyor) 3 tane müslüman ülke var, Türkiye, İran ve Afganistan... İleride bu sayı 45-50'ye çıkar, o zaman müslüman devletler bir araya gelirler ve 5 devletten oluşan bir dış konsey kurarlar ve bu konsey büyük millet meclisleri aracılığıyla, rotasyan usulüyle hilafeti temsil eder” projesi bu... Bugün ABD de diyor ki “Hilafet devletler nezdinde olursa İslam ülkeleri güçlenir, bir şahsı halife etmekle bunu yürütmek lazım.” İngiltere'nin de isteği bu...

Adamlarından birini halife diye yutturabilirlerse onunla anlaşarak işleri götürecekler.Halbuki İslam ülkeleri birliğinin dış konseyi olursa götüremeyecekler.Mesele burada.Ben bir şahsa binaen hilafet kurulmasına karşıyım; zaten cumhuriyet ilan edilmeniz için saltanatı kaldırmanız lazım.

Cumhuriyet saltanatın alternatifidir.Ama hilafet başka bir olay...Zaten Mustafa Kemal Paşa da 1922 yılının Kasım ayında Meclis'te yaptığı saltanat ve hilafet konulu konuşmasında saltanatı eleştiriyor, hilafeti övüyor.Bunun belgelerini 1981'de eski Türkçe olarak yayımladım.ABD'nin büyük Ortadoğu projesinde bir yandan Fener Patriği'nin ekümenik yapılması var; bir yandan da Türkiye'nin hilafeti ve halife olarak kendi adamlarını getirme konusu var.

 

“İlerde güçlenirsek neden olmasın”

Bunun önünü kesmek için diyorum ki, Mustafa Kemal Paşa'nın bir tasavvuru vardı; bu maalesef bu güne kadar konuşulup tartışılmadı.Hilafetin kaldırıldığı günden bu yana bu tartışma var.O günlerdeki kanunlarımız “hilafet büyük millet meclisinin nezdinde temsil ediliyor” deniyor.1924'te hilafet kaldırılırken yabancı devletlerle girilen mali ilişkilerde “İslam'ın halifesi bunlara el açtı” dedirtmeme düşüncesi rol oynadı.İleride Güçlendiğimizde niçin olmasın diye bir görüş var.

“Ekümenik olursa birileri de halifelik ister”

Avrupa birliği hayali bitti, o iş yattı.Yıllardır bunu hiç olmayacağını, hatta imtiyazlı ortaklık bile verilmeyeceğini anlatıyorum.Türkiye'nin yeni birlikteliklere ihtiyacı var.bu noktada Mustafa Kemal Paşa'nın tezi tartışılır; beğenilir beğenilmez kurulmuş bir G8 var.AB hayali yerine G8 ve İslam kalkınma Örgütü'nün de başkanlığında yeni arayışlara gidilebilir.

Belgelerin açıklanmasını, hilafet konusunun da Mustafa Kemal Paşa'nın çizdiği Şekilde tartışılmasını ve ABD ve İngiltere'ye de şahız bazında bir hilafet kurdurma imkanının ortadan kaldırılmasını istiyorum.Ekümenliğe karşı çıkışımında nedeni bu... Çünkü ‘eğer papaz ekümenik oluyorsa, ben de halife olurum' diyecekler bulunur.”

 

Nokta Dergisi/26 Haziran 2005

-----------------------------

kaynak:http://www.aytuncaltindal.com/basin.htm

Powered by Bullraider.com
 
Telif hakkı©2011 Metin YILMAZ www.kutsalkitaplar.net Bu sitenin bütün hakları saklıdır.
 
Kutsalkitaplar.net sitesinde bulunan bize ait makaleler ve e-kitaplar (A'dan Z'ye Kitabı Mukaddes) yazarın izni alınmadan ticari amaçla kullanılamaz. Ticari amaç taşımayan kullanım, yazarın ve sitenin kimliği belirtilerek kullanılabilir. kutsalkitaplar.net sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kisişel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.
 
 
 
 
Tekrar kullanım:
Bu sitede bulunan bize ait makaleler, kopyelenip ücret ödemeksizin aşağıdaki şartlara uyup kullanılabilir.
(1) - Kesinlikle ücret talep edilmeyecek.
(2) - Makalelere herhangi bir yazı eklenmeyip, çıkarılmayacak. Websitenizde en az harf büyüklüğü 10pt kullanılacak
Sitemizde yer alan yazılar ve haberler kaynak URL belirtilerek kullanılabilir. 
Not:Yukarıda bahsettiğimiz bu şartlar bize ait olmayan makaleler için geçerli değildir.