PAPA'NIN TÜRKİYE ZİYARETİ
- Mekale Detayları:
- Kategori: Söyleşileri:
- Oluşturulma tarihi: Pazartesi, 25 Nisan 2011 17:04
- Son günceleme: Pazartesi, 25 Nisan 2011 17:04
- Yayın tarihi: Pazartesi, 25 Nisan 2011 17:04
- Makale Yazarı: Bu makale İnternetten alınmışdır, sayfa altında referansı verilen,
- Gösterim: 40
Genelkurmay uyardı, Sezer değiştirdi
Papa 16'ıncı Benedict'in Türkiye programı, Pazar Vatan'da yayınlanan Aytunç Altındal röportajı üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nın bilgi vermesi sonucu Cumhurbaşkanı Sezer'in müdahalesiyle değiştirildi. Genelkurmay'dan teşekkür aldığını söyleyen Aytunç Altındal ile Papa'nın yeni programını konuştuk.
Papa'nın Türkiye'yi ziyareti pimi çekilmemiş bir saatli bomba gibi..." Bu sözleri bir başkası söyleseydi belki de insanın tüyleri böylesine ürpermezdi. Ama cümlenin sahibi ülkenin Vatikan konusunda en deneyimli uzmanlarından biri araştırmacı- yazar Aytunç Alündal olunca, bir an durup düşünmek gerekiyor. Papa 16. Benedict Türk hükümetinin resmi davetini kabul ettiğini bildirince bu konu bir kez daha gündeme geldi. "Bir kez daha" diyoruz çünkü bu "netameli" öykünün geçmişi biraz gerilere dayanıyor.
Bu ziyaret fikri bir önceki Papa 2. Jean PauTun döneminde doğmuş ve Fener Rum Patriği Barthelemeus tarafından ortaya atılmıştı. Barthelemeus önce 2. Jean Paul'u Türkiye'ye davet etti. Ancak hasta olan Papa bu teklifi kabul edemeyince Patrik bu kez onun yerine seçilen 16. Benedict'e aynı daveti şu cümlelerle yineledi: "Sizi şahsen 30 Kasım tarihinde İstanbul Bizans Kilisesi Kurucusu Aziz Andreas günü kutlama ayinine davet ediyorum." Papa'nın Patrik'e verdiği yanıt ise şöyle olmuştu: "Prensip olarak kabul ederiz ama düşüneceğiz."
işte bu noktada Vatikan uzmanı Aytunç Altındal Pazar Vatan'a Mine Şenocaklı ile yaptığı söyleşide, bu geziyi değerlendirmiş ve Papa'nın sektiler olan Devlet Başkanı kimliği ile değil ruhani olan Roma Kilisesi Başpiskoposu kimliği ile Türkiye'ye gelmesinin çok ciddi sakıncalar doğuracağını söylemişti.
Çünkü Papa, eğer İstanbul'a gelip bir önceki ziyaret programına sadık kalarak Ayasofya'ya gitse ve orada ibadet etseydi, o andan itibaren halen bir müze saydığımız Ayasofya, Hıristiyan alemi için Papa'nın da ibadet ettiği yer olarak kutsal bir kimlik kazanacaktı. Böylece tüm Hıristiyanlar hem aynı haklarını talep edecek hem de Katolik dünyası Ayasofya'nın aslen bir kilise olarak yapıldığını dile getirerek tekrar eski konumuna dönmesini dahi isteyecekti.
Altındal, önceki söyleşimizde "Türkiye bunu kaldıramaz" gibi keskin bir cümle kurmuştu.
CUMHURBAŞKANI DEVREYE GİRİYOR
Altındal'ın bu söyleşisinden kısa bir süre sonra bu kez Cumhurbaşkanı Sezer, 11 Kasım 2005 günü Papa 16'ıncı Benedict'i Vatikan Devlet Başkanı sıfatı ile 2006 yılı içinde Türkiye'ye resmen davet etti. Papa da 26 Aralık günü daveti kabul ettiğini Ankara'ya bildirdi. Ancak bu kez Papa'nın gezi programında ve davetin biçiminde sessiz sedasız ama önemli değişiklikler yapılmıştı. Peki olası uluslararası skandalları önleyen bu değişiklikler nasıl gerçekleşmişti?
Yanıt, Pazar Vatan'ın haberiyle direkt olarak ilgili: Haberi okuyan Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri bu ziyaretin tehlikeleri konusunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e bilgi veriyor, Sezer de bu uyarıları dikkate alarak 16. Benedict'in gezisi konusundaki önemli değişiklikleri Altındal'ın röportajda belirttiği düzlemde hayata geçiriyordu. Sezer, Papa'nın bu ziyareti Ruhani lideri olarak değil Vatikan'ın Devlet Başkanı sıfatı ile yapmasını uygun görmüştü. Bu gelişme üzerine Aytunç Altm-dal'a Genelkurmay'ın teşekkür mesajı da ulaştı. Altındal bu konuda şunları söylüyor: "Sayın Cumhurbaşkanı'na ben de teşekkür ederim. Papa'yı Devlet Başkanı sıfatı ile davet etmesi sayesinde Türkiye büyük bir kaostan kurtuldu. Genelkurmay'a teşekkür ederim çünkü Pazar Vatan'da yayınlanan bu uyanlarımızı sayın Cumhurbaşkanına ileterek duruma müdahale etmesini temin ettiler." Bütün bu gelişmelere rağmen Altındal, yine de "Bu ziyaret pimi çekilmemiş bir bomba gibidir" demekten de kendini alamıyor.
Papa'nın programındaki değişiklikleri ve bunların neden yapıldığını, tüm bunlara rağmen bu ziyaretin hala sakıncalı olabilecek yönlerini Vatan Pazar araştırdı.
� Papa'nın Diyarbakır gezisi Türk hükümeti için neden hayati bir önem taşıyordu?
Diyelim Papa Diyarbakır'a gitti ve orada Apo'nun resimli posterleri açılınca da takdis etti. Bizim buradan bakınca, etse ne olur etmese ne olur diyebiliriz. Ama bir de Katolik dünyasında durum böyle değildir. Papa'nın Apo'yu takdis etmesi onu 'kutsayıp koruması altına aldığı7 anlamına gelir. Katolik aleminin literatüründe takdis edilmeye Latince 'in pecctore' denir. Türkçe karşılığı 'Bağrına basmak.' Katolik dünyası da ayağa kalkıp çok yoğun biçimde 'Papa'nın bağrına bastığı bu adam niye Türkiye'de hâlâ hapiste?' kampanyası açar. Örneğin bundan önceki Papa Vatikan dışından 3 kişiyi böyle takdis edip koruması altına aldı. İşte Diyarbakır bu yüzden önemli idi.
� Peki gitse ama takdis etmese?
Bunu kimse garanti edemez. Ayrıca Papa 16'ıncı Benedict'in sağ kolu olan bir Kardinal var. Adı Walter Casper. Yıllardır beraber bu ikili. Casper 2002 yılında Suriye'ye gönderildi. Misyonu, Şam'da 'Türkiye ve Kuzey Irak Kürtlerini himaye altına alacak bir kilise açmaktı ve 2003 yılı Mart ayında bu izni alarak bu kiliseyi resmen ve de ayin yaparak açtı. Şimdi mutlaka Türkiye ziyaretinde de 73 yaşındaki bu kurt Kardinal Papa'nın yanında olacaktır. Kürtlere çok özel ilgi söz konusu. Zaten Casper geçen yıl İstanbul'a gelip Patrik'i de ziyaret etti.
� Papa 16. Benedict'in kamuoyunun az bildiği yönleri nelerdir?
Papa 16'ıncı Benedict 1968'e kadar sol tandanslıydı. Ama 68 olaylarından sonra 1971 yılında birden değişti ve o döneme kadar kendisini eğitmiş olan ve aralarında önemli Katolik ilahiyat okullarının Dekan'ları da dahil tam 19 hocasını ihbar ederek "Öğretim sessizliği" cezasına çarptırttı. Aralarında Hans Küng ve Yves Congar gibi çok önemli isimler vardı. Bir de dergi çıkarttı 1971'de. Bu dergi 17 yabancı dilde yayınlanıyordu. Bu Papa'ya çok dikkat etmeliyiz.
� Papa gelince ne olacak?
"Önce yeni Vakıflar Yasası uyarınca, Türkiye ile Roma Kilisesi arasında süren taşınmaz malların iadesi sorununu gündeme getirecek.
Sonra din ve vicdan özgürlüğü meselesini masaya getirecek. Türkiye'de Hıristiyanların baskı altında olduğunu söyleyecek. Ardından Patrik'in Ekümenik olarak tanınmasını isteyecek. Hedefleri bunu sağlayıp 230 milyon Rus Ortodoks'unu da Patrik'e bağlamak.
Bir başka sorun da şu olabilir: Papa 'haksızlıklara, ezilenlere karşıyız' diyerek, eski Papa'nın Ağca'yı nasıl affettiğini gündeme getirip adını açıkça telaffuz etmese bile Apo'nun durumuna işaret edip, onun yeterince hapis yatıp yatmadığını sorgulamaya kalkabilir."
Aytunç Altındağ 4 Eylül 2005 tarihli Pazar Vatan'da ne demişti?
.....Altındal'a, "Papa Türkiye'de ne yapacak" diye soruyoruz. Başlıyor sıralamaya... "Bu adam ülkemizi Cumhurbaşkanı Sezer'in davetiyle Vatikan Devlet Başkanı olarak ziyaret edecek. Buraya kadar sorun yok" diyor. Peki sorun nerede? Sorun, başka kimlerle, nasıl, nerede görüşeceğinde... Nereleri ziyaret edeceğinde... Diyelim ki, Ayasofya'da dua etmeye kalktı... Ne olacağını Altındal anlatıyor: "Böyle bir durum daha önce de yaşandı. Papa 6'ncı Paul İstanbul'a geldi ve Ayasofya'da diz çökerek dua etmek istedi. Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, 'Burası müzedir, dua edilemez' diye engelledi. Bu vartayı böylece atlattık... Bu adam Ayasofya'da dua etmeye kalkarsa kimse engelleyemez." Yani Altındal'a göre, Papa Ayasofya'yı ziyaret edebilir, ancak dua etmesine izin verilemez. Zira orası bir müze ve Papa'nın dua etmesi Ayasofya'nın tekrar kilise yapılması baskılarını gündeme getirebilir.
".....Papa'yı eğer İstanbul'da zapturapt altına alamazsak, soluğu Diyarbakır'da alması muhtemel. Gerisini trajikomik tiyatro gibi anlatan Altındal'dan dinleyelim: Papa, uçaktan iniyor. DEHAP, PKK ve daha ne varsa meydana 30-40 bin kişi yığmış. Ellerinde Apo posterleri... Papa bu, zaten önüne geleni takdis eder. Bir uyanık Apo'nun posterini uzatırsa ne olacak? 16'ncı Benedictus posteri takdis ederse, vay halimize... Bir de 'İnsanlar özgür olmalı' gibi bir-iki vecize söylese bittik. Artık Apo'nun cumhurbaşkanı olma zamanı gelmiştir. Seyreyle cümbüşü!"
Vatan Gazetesi,21.05.2006
Anlatılmayan Hristiyanlık
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Karadenizli Temelin Hristiyan Misyonerle Teması
- YA KUTSAL KİTAP YA KURAN! Yoksa ikisi de doğru olabilir mi !!?
- ...... ... Kitabı Mukaddes Allah-ı Teala tarafındanmı gönderilmiştir?
- Hristiyanlık
- İsa'dan sonraki peygamber...
- Kimler Rab'bin topluluğuna katılabilir?
- ...... ... Tanrı ve İsa herkesin kurtulmasını istemiyor !!!
- ...... Hıristiyanlığın Tarihi
- ...... ... ... Galileo GALILEI
- ...... ... ... ... Kutsal Kitaptan tepsi gibi bir Dünya inancı !!!
- ...... ... '' Kalıtsal Günah '' Mirasımız varmı?
Son Eklenenler ...
- ZİHİNLERİ ESİR ALINANLAR: GÜDÜLENLER
- İsrail İran’ı Bu Yıl Vuracak – Ronen Bergman
- Ayın Bilinmeyen Yüzü
- Ben kimim ?
- Kitabı Mukaddes'in Kayıp Kitapları
- Zazaca Kürtçe değildir
- Yahudi Türk İmparatorluğu
- Gizlenen Tarih
- Yakın Tarihimizin YALANLARI
- Yahudilere kurulan Mucize '' IM '' eki Tuzağı, oku, okut
- Türkiye Üzerindeki Uçan Daireler
- İncil Yazarları Hz. İsa'nın Hayatına Şahit Olmamışlardı
- Barnabas İncili Genel Bilgi
- islam ve Kuran: YORUMLAMALAR
- Tarihten Alıntılar: Sibirya’dan Hakkariye Taştaki Türkler
- Tarihten Alıntılar: El-Harezmi ve Çalınan Türk Tarihi
İsmail HÜSEYİNOĞLU - Analiz ve YORUM
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP (2)
- Sayın ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP
- SAYFAMIZA HOŞ GELDİNİZ…!
- EVET, “HÜKÜM ALLAHINDIR”… FAKAT…
- VATAN BÖLÜNMEZ Mİ?
- ANA DİLDE İBADET
- KADIN, ÖRTÜNME ve BAŞÖRTÜSÜ...
- HADİS KONUSU ve UYDURMALAR
- İSLAM'a BAKIŞ AÇIMIZ...!
- MEZHEPLER KONUSU
- KURAN'da NAMAZ...
- Bizim Takım?
- ŞEFAAT KONUSU
- YARATANI TANIMAK
- İslam'ı yeniden ANLAMAK
- GÖZLÜKSÜZ BAKABİLMEK

